İtalya’nın kuzeydoğusunda Adriyatik Körfezi’ne yakın antik bir kent olan Bologna, ilginç bir şehir ve görmeye değer... Şehirdeki halen eğitime devam eden üniversitenin kuruluş yılı 1081 imiş. Yani bin yıldan daha eski. Avrupa’da kurulmuş en eski üniversite olduğu söylenir.

Düz bir arazi üzerine kurulmuş, tipik bir Rönesans çağı İtalyan şehri. Eski şehrin etrafı surlarla çevrili. Pek çok yerde şehre giriş kapılarına ait kalıntılar var. Şehir içinde oldukça yüksek bir kule mevcut... Bunun çevreyi gözetleyen bir “tarassut kulesi” olarak yapılmış olduğu belli. Şehrin merkezinde büyük bir meydan var. Meydanı çevreleyen binalardan biri kilise, diğerleri belediye (şehir idaresi) binası ile büyük bir kütüphane, dukanlar, kefeler, alışveriş yerleri… Kule, benzerlerinden daha yüksek olması nedeniyle şehrin simgesi olmuş.

Tren istasyonu eski şehrin dışında. Merkeze bağlayan ana cadde ve şehrin içindeki pek çok caddelerde tipik bir mimari tarz var. Cadde kenarındaki yüksek binalar yapılırken kaldırım açıklığının üstü kapanmış. Böylece yayalar, gün boyu güneşten korunmak istenmiş. Bazı kafe ve lokantaların üstü kapalı, kaldırımların bir bölümünü kullanmaları da mümkün. Bizde sokağa taşan işletmelerde olduğu gibi… Adana’da geçmiş yıllarda bu tarz inşaat bir ara Dörtyolağzı - Kuruköprü arasında uygulanmak istenmişti, ama bütün caddeyi kapsayamamıştı. Güzel bir uygulama. Çarşıda gezen halkı yazın güneşten, kışın yağmurdan koruyor.

Şehirde görmeye değer yerler

Büyük Meydan, kuleler, Santo Stefano kilisesi, şehrin eski kapıları, üniversite mahallesi… Tabii bunların dışında da başka kiliseler, sanat merkezleri, ilginç yerler var. Bolonez (Blogna usulu) makarnayı duymuştum. Adını bu şehirden alan bu yemek, spagetti üstü bol kıymalı bir tarz. Yağda kavrulmuş kıyma ise salçasızdı. Üstü rendelenmiş Parma peyniri ile kaplanınca çok lezzetli oluyor.

Santo Stefano kilisesi aynı zamanda bir müze. Mabedin ilk inşa tarihi MS 100 yılı... Yani İtalya’da Hristiyanlığın kabulünden evvel yapılmış eski bir tapınak. Zamanla bu mabedin bazı yerleri muhafaza edilerek genişletilmiş, yanına da kilise kondurulmuş. Muhteşem bir kilise değil ama eski mabet kalıntıları ile birlikte görülmeye değer bir yer.

Üniversite mahallesi ilginç... Ortada geniş bir kampüs yok. Normal sokaklar arasında inşa edilmiş fakülte binalarını içeren bir mahalle… Yakınında kilise, kafeler ve kitapevleri de var. Yol üzerindeki küçük bir meydanda, güzel grafittiler (duvar resim ve yazıları) gördüm. Biri ilgimi çekti. Solcuların yazdığı protestocu bir metin olsa gerek. Çünkü yazıların sonunda Nazım Hikmet’ten alıntı olduğunu belirten ifade vardı. Ünlü Türk şairinin adını Bologna’nın bir duvarında görmek beni duygulandırdı.

Bologna’ya gitmişken çevredeki güzel kasabaları da görmek istedik. Trenle ulaşım çok kolay… Günübirlik kuzeybatı bölgesinde Modena ve Parma’yı gezdik. Bir gün de Adriyatik sahilindeki liman şehri Ravenna’yı gördük. Hepsinin özellikleri aynı… Şehrin ortasında bir meydan, çevresinde bir kilise, belediye binası, mağazalar ve kafe - lokantalar... Park ve ağaçlar bol. Ravenna’da yaz nedeniyle, şehir dışı büyük bir kumsal bölge plaj olarak ayrılmış. Bir de sahile yakın petrol rafinerisi mevcut. Parma, özel bir tur peyniri ile meşhur. Genelde makarna ve hamur yemeklerine çok lezzet katan rendelenmiş Parmesan (Parma türü) peynir dünyaca bilinir. Yağlı, eskitilmiş, kaşar peyniri sertliğinde beyaz peynir. Kendine özgü bir tadı var.

Bu şehirlere trenle giderken, çevrede bolca üzüm bağları, bahçeler gördüm. Bölgenin şarapları ünlüymüş. Ancak üzüm suyundan üretilen Balsamic sirkesi de dünyaca şöhretlidir. Bologna’da bunun 10-15-20-30 yıllıkları satılıyor. Eskidikçe kıvamı katılaşıyor ve tabii değeri de artıyor.

Toscana bölgesi biraz uzak ama kısa bir süre için de olsa görmeye değer. İtalya’nın ortalarında kalan bu bölge, tarih ve sanat dolu… Floransa’yı gezmek daha uzun bir sure istediğinden, daha güneyinde olan Siena kasabasını görmek istedik. Siena dağlık bölgede, engebeli arazi üzerinde kurulu tipik bir İtalya şehri. İnişli yokuşlu dar sokaklar, yine bir meydan ve çevresi… Bu meydanda geleneksel at yarışları yapılıyor. Şehir, bu bakımdan da ünlü… Sokaklarda turistik eşya satan mağazalar, etrafta bolca turist, tipik Orta Cağ mimarisi, her biri hayranlıkla seyredilecek taş binalar… Bu bölgeye zaman ayırıp ayrıca gitmekte yarar var.

Bologna ve çevresi gerçekten güzel, görmeye değer, anıları uzun süre belleğinizde kalacak bir yerdir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.