Öne Çıkanlar diksiyon rsg Grohe Confetti Serkan Sevim

"Çölde Av" denizde hayat

Malta sürgünlerine af çabası sonuç verdi ve serbest bırakıldı. Fakat anlaşma gereği İstanbul’a dönmesi yasaklanmıştı. Sait Halim Paşa, hakkındaki kararın kaldırılmasını beklerken Roma’da, 6 Aralık 1921’de Rus Gizli Servisi ile bağlantılı Ermeni bir komitacı tarafından kaldığı evin önünde öldürüldü. Cenazesi İstanbul’a yalısına getirildi. Mezarı Sultan Mahmut Türbesi’nin bahçesindedir.

1963’te Sait Halim Paşa’nın varisleri yalıyı Turizm Bankası’na sattı. Bir dönem Başbakanlık Yazlık Konutu olarak hizmet verdi. 7 Aralık 1994’te TBMM’de Milletvekili Halit Dumankaya Turizm Bakanlığı’nın işletmeleriyle ilgili olarak bir konuşma yaptı ve “Sait Halim Paşa Yalısı’ndaki değerli tablo ve eşyalar çalındı. Bu durum ortaya çıkmasın diye yakında yalıyı yakacaklar” dedi ve Sait Halim Paşa Yalısı, 12 Kasım 1995’te yandı! Yangın sırasında yalıda restorasyon çalışması yapılıyordu. Kütüphanedeki el yazması çok değerli kitaplar, zengin tablo koleksiyonu ve 16. Yüzyıldan kalma çinili şömine yok oldu. Yalıdaki tüm eşyalar kullanılmaz hale geldi.

1999 yılında yalıda yine bir yangın çıktı ama neyse ki çok yayılmadan hemen önlem alındı. 2002 yılında restorasyon tamamlandıktan hemen sonra 2003 yılında bir Rus Şilebi, 2006 yılında da bir kuru yük gemisi yalıya çarparak önemli ölçüde zarara neden oldular.

Yalıda bulunan “Çölde Av” isimli 7 metre uzunluğunda, 4 metre yüksekliğindeki resim Türkiye’deki en büyük tablolardan biri. Tablonun ilginç bir yanı da yalının başına gelen bütün felaketlerden her defasında sağ salim kurtulmuş olması. Mısır çöllerindeki bir av sahnesinin resmedildiği eser, Felix-Auguste Clement’e ait. Aynı zamanda yalının iç mimarı da olan ressam, Sait Halim Paşa’nın babasının av arkadaşıymış. Sanatçı tabloyu Mısır’da yapmış. Sait Halim Paşa Yalısı’nın özel sektöre kiralanmasından sonra, 2004’te yalıdaki eserler Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yıldız Sarayı Müzesi’nin depolarına taşındı.

Ancak "Çölde Av" çok büyüktü ve neredeyse duvarla bütünleşmişti. Onu çıkarmak, hem yalının duvarına hem de resme zarar verecekti. Bu nedenle resim yerinden oynatılamadı.

Yalı harem ve selamlık bölümlerinden oluşur. Denizden bakıldığında kuzeyi harem, güneyi selamlıktır. Yalının rıhtımında bu bölümlere açılan kapılar vardır. Kapıların önündeki aslan heykellerinden ötürü yalının bir diğer ismi de “Aslanlı Yalı”dır. Ahşap panjurlu pencerelerin bir kısmı üçgen aralıklarla sonuçlandırılmış ve cepheye hareketlilik kazandırılmıştır. Yapının ana planında orta sofa çevresinde sıralanmış odalar vardır. Orta sofa Sait Halim Paşa’nın yaptırdığı restorasyonla merdiven holü şekline dönüştürülmüştür. Deniz yönündeki cephede ise Venedik Odası, Altın Oda ve Japon Odası adı verilmiş üç büyük oda vardır. Harem ve selamlık bölümlerine açılan camekanlı bir giriş vardır. Harem kısmının holü alçı, nakış ve kakma işlerle ampir üslubunda tezyin edilmiştir. Buradan Barok tarzda bir merdivenle üst kata çıkılır. Merdiven başındaki sütunlar ve ortada bulunan aynanın çerçevesi orijinaldir. Bahçe tarafından, yekpare kristal avizeler ve duvarlardaki tablolarla zenginleştirilmiş yemek salonuna girilir. Bu bölüme sonradan bir çalışma odası eklenmiştir. Selamlık bölümünün girişi ahşap lambri ve Kütahya çinileri ile süslenmiş biçimdedir. Clement’in ünlü büyük tablosu da bu bölünde sergilenmektedir. Selamlık girişinin sağındaki bekleme odasından, resmîkabullerin yapıldığı orta mekâna, oradan da hareme geçilir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’na girmesinde büyük etkisi olan ünlü anlaşma 2 Ağustos 1914 tarihinde Sait Halim Paşa ile Alman elçisi Wangenheim tarafından bu orta mekânda yapılmıştır.

Sait Halim Paşa Yalısı'nın süslemelerinde XIX. yüzyıl Batı üslubu ile Osmanlı sanatı bir arada kullanılmıştır. Yalının iç dekorasyonunda eklektik üslup açıkça görülmektedir. Zengin altın yaldızlı bezemeler içinde alçı kaplamalar, kabartmalar, sedef bağa ağaç işçiliği, bitkisel geometrik şekiller, yazı ve resimler bir bütünlük içinde kullanılmıştır. Osmanlı Mısır ve XVI. Loui üslubu mobilyalar ve Murano avizeler de tamamlayıcı olmuştur. Her bölümünün farklı bir zevki yansıttığı görünen yalıdan günümüze hamamındaki vitraylar ve “Çölde Av” tablosudur diyebiliriz. Şimdilerde İstanbul’un seçkin mekânlarından biri olarak hizmet veren Sait Halim Paşa Yalısı, Yeniköy sahilinin en görkemli yapılarından biridir.
 

HAZIRLAYAN: AYSUN ÖNCÜL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.