Öne Çıkanlar Mimarlar Odası Adana Şubesi Kids By Fatih Kıral MUSTAFA VURSAVUŞ Atila Menevşe Ortadoğu

Recaizade Mahmut Ekrem Yalısı

Dönemin en unlu edebiyatçılarının bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunduğu Recaizade Mahmut Ekrem Yalısı, yeni sanat akımının ev sahibidir. Servet-i Fünun Edebiyatı işte bu yalıda dünyaya gelmiştir. Kimler gelmiş kimler geçmiştir bu yalıdan. Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Halit Ziya Uşaklıgil gibi Türk Edebiyatı'na adını altın harflerle yazdırmış ustaların bir nevi karargahı olmuş bu yalı. Recaizade Mahmut Ekrem ve Tevfik Fikret’in gençleri yönlendirmesi ve destekleriyle Edebiyat-ı Cedide’nin gelişmesine de katkıda bulunmuşlar. Yeniköy yalı sırasının en başında bulunan yalı üç binadan oluşur ve “Yazarlar Yalısı” olarak da anılır.

Devrin en meşhur ve kıymetli ediplerinin toplandığı, edebiyat meclislerinin kurulduğu Recaizade Mahmud Ekrem Yalısı , Servet-i Fünun Edebiyatı’nın doğuşuna ev sahipliği yapmıştır. Yalı, Yenikoy yalı sırasının en başında, kahverengi ahşap üç ayrı binadan oluşan çok hoş bir yapıdır. Recaizade Mahmut Ekrem, bu yalıyı Servet-i Fünun ekolunun karargahı haline getirdiğinden, yalı yirminci asrın başlarında “Yazarlar Yalısı” olarak anılmaya başlandı.

Recaizade Mahmut Ekrem Yalısı, 1849 tarihlerinde Recaizade Mahmut Ekrem Bey’in babası Recai Efendi tarafından inşa ettirilmiştir. Yalı, İstinye Koyu’nun kuzey ucunda, İstinye’nin bittiği Yenikoy’un başladığı noktadadır. Yapı uzun süredir oturulmasına rağmen bakım görmemiştir. Yapı üç parçadan oluşur. En güneyde iki katlı ortası geniş balkonlu selamlık binası bulunur. Yine bu yapının devamı olan üç katlı geniş saçaklı bir harem yapısı bulunur. En kuzeyde ise 2,5 katlı müştemilat yapısı bulunur. Burada üç ayrı yapı farklılıklarına rağmen bir düzen oluşturmuşlardır.

Devrin en meşhur ve en kıymetli edipleri onun yalısında toplanır, edebiyat meclisleri kurar, edebi sohbetler yaparlardı. Üstat Mahmud Ekrem, Servet- i Fünun dergisinde yazan Tevfik Fikret, Cenap Şehabettin, Halit Ziya Uşaklıgil gibi devrin genç ediplerini destekleyerek Edebiyat-ı Cedide’nin gelişmesine katkıda bulundu. Araba Sevdası, Nijat Ekrem, Yadigar-ı Şebab, Pejmurde, Name-i Seher, Afife Anjelik gibi eserlerinin yanında, çocukları Piraye, Nijat, Emced ve Ercument de bu yalıda dünyaya geldi.

Ama Recaizade Mahmut Ekrem’in mutsuz bir aile hayatı vardı, 1865’te babasının ısrarıyla henüz 14 yaşındaki amca kızı Ayşe Güzide Hanım ile evlenmişti. Çiftin bu evlilikten İstinye’deki yalıda dünyaya gelen Fatma Piraye, Sunullah Emced, Mehmet Nijat ve Ercument Ekrem adlarında dört çocukları oldu. Fakat akraba evliliği ve dikkatsizlikler nedeniyle acı kayıplar yaşandı. Çiftin ilk çocukları Fatma Piraye daha doğum sırasında hayatını kaybetti. İkinci çocukları Sunullah Emced, dadısının dikkatsizliği sonucu daha bir buçuk yaşındayken sakat kaldı ve yirminci yaşını doldurduğu gün öldü. Üçüncü çocuk Mehmet Nijat’ın doğumu ve sağlıklı oluşu ailede sevinçle karşılanmıştı.

Hakiki bir Boğaziçi insanı olan Recaizade Mahmut Ekrem, İstinye koyunun başında eşsiz bir manzaraya sahip olan yalısına öylesine özen gösteriyor, her parçasıyla öyle titizlikle ilgileniyordu ki bina kısa zamanda parmakla gösterilen bir çekiciliğe erişti. Ama tuhaf bir şekilde Recaizade Mahmut Ekrem yalısına özen gösterdikçe düşmanları da artıyordu. Saraya yapılan akıl almaz ihbarlar meyvelerini vermişti, Recaizade Mahmut Ekrem’in her hareketi izleniyordu.

Recaizade Mahmut Ekrem Çubuklu’daki Hıdiv Abbas Hilmi Paşa ile haberleşiyor diye Sultan II. Abdulhamit’e jurnallenmiştir. İhbarlar nedeniyle hayatından endişe eden ve kaçmayı düşünen Recaizade Mahmut Ekrem, günün birinde Yıldız Sarayı’na çağrıldı. Tahsin Paşa, Sultan II. Abdulhamit’in, romatizmaya yakalanan Recaizade Mahmut Ekrem’in durumuna çok üzüldüğünü bildirdi. Son derece sağlıklı bir insan olan Recaizade Mahmut Ekrem bu sözlere çok şaşırdı.

Romatizma problemi olmadığını söylediyse de Tahsin Paşa onu dinlemedi, padişahın iradesi kesindi. Çok sevdiği yalısı elinden alınıyor, onun yerine ‘sağlığı için’ kendisine Büyükada’da bir köşk veriliyordu. İhbarlara göre Cubuklu’da Kuleli Kasrı’nı yaptıran Abbas Hilmi Paşa ile geceleri fenerle haberleşiyor ve padişah aleyhine çalışmalar yapıyordu. II. Abdulhamit yalıyı lalası Hacı Mahmud Efendi’ye bin 500 altın karşılığında vermişti.

Recaizade ailesi, 1891 yaz aylarında Büyükada’da kendilerine tahsis edilen eve taşındı ve iki yıl orada oturdu. Ancak çocuklarının eğitimi nedeniyle Cihangir’e taşındılar. Çünkü Mehmet Nijat ve Ercüment Ekrem, Galatasaray Lisesi’ne başlamışlardı. O dönem bir başka felaket daha yaşandı ve amansız bir hastalığa yakalanan çok sevdiği oğlu Mehmet Nijat 1900’de hayatını kaybetti. Recaizade Mahmut Ekrem acısını kimseye göstermemek için tekrar Büyükada’ya yerleşti.

Mehmet Nijat ise tepelerinde dolaşmayı çok sevdiği Küçüksu’da toprağa verildi. Mehmet Nijat’ın olumunu kabullenemeyen Recaizade Mahmut Ekrem, sonraki yıllarda ailesinden uzaklaştı ve eşi Ayşe Güzide’yi başka kadınlarla aldatmaya başladı. Ancak Recaizade Mahmut Ekrem’in bu yaşantısı uzun sürmedi ve 31 Ocak 1914’te hayatını kaybetti. Recaizade Mahmut Ekrem’in cenazesi vasiyeti gereği çok sevdiği oğlu Mehmet Nijat’ın yanında toprağa verildi. Ayşe Güzide Hanım, uzun yıllar tek oğlu Ercüment Ekrem Talu’nun yanında yaşadı ve 1931’de Büyükada’da vefat etti.

HAZIRLAYAN: AYSUN ÖNCÜL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.