Öne Çıkanlar Unicera SCOT LAVA Penthouse Zücaciye

Bir Kelime Bir Hikaye | Ocak:

Aylardan ocaktı. Bir köy vardı lapa lapa yağan karın ortasında kalmış, küçük sevimli bir evin içinde bulunduğu bir köy… Bir aile vardı bu evin içinde, her akşam ocaktan nefis yemek kokuları süzülen, sohbetlerin, kahkahaların bol olduğu bir evin içinde yaşayan bir aile… Yine  bir ocak ayıydı dışarıda kar yağıyordu. Yeni yıl yeni gelmişti, henüz daha her şeyin başıydı. Köy ürperticiydi, biraz sessiz. Bu sevimli evin 5 kişilik bireyi köyün sessizliğine inat cıvıl cıvıldardı. Her akşam olduğu gibi bu akşam da oturmuşlardı ocak başında, dışarıda yağan karı izlerken bir yandan da ocakta pişmekte olan yemeği bekliyorlardı sabırsızlıkla… Saat geç olmuştu olmasına ama bir umutla bekliyorlardı kapının çalmasını. Belki de ocak ayında yollar kapalı olduğu için henüz çalmamıştı kapı… Elinde şiş bir şeyler örmeye çalışan Sevim Nine de bekliyordu kapının çalmasını. Ocak başında, evin ocağı Sevim Nine… İyice yaşlanmış iyice yaşamıştı bu hayattaki her şeyi…

Biçare beklemeye koyuldu, yaşlılıktan küçücük hale gelen bedeniyle. Oysa ne heybetliydi bir zamanlar, tam ocaktı Osmanlı Kadını gibi sertti. Köyün akıl annesiydi bir zamanlar. Hem evin hem köyün ocağıydı bu yaşlı nine bir zamanlar… Beklediler beklediler ve sonunda beklenen ses geldi.

...

Kapı çaldı, aynı anda ocaktaki tencerenin düdüğü…

Evin kadın bireyi ayaklandı elini kalbine götürdü. Bilemedi önce ocaktaki tencereye mi gitmeliydi yoksa kapıdaki habere mi? Evin erkek bireyine baktı çocuklar da sessizdi çıt çıkmıyordu. Herkes susmuş bir tek ocaktaki düdüklü tencere konuşuyordu. Anne kızına seslendi “Tencerenin düdüğünü indir. Ben bakarım kapıya.” Ocak ayında hep geç gelirdi postacı, yollar ancak açılırdı ve bilirdi ocak ayında gelen zarfların önemini postacı… Geç saat demeden ulaştırırdı elleri yüreklerinde bekleyen sahiplerine, zarfları…

Anne açtı kapıyı, aldı zarfı, geldi içeri… Herkes sessiz ocak bile susmuştu, haberi bekliyordu. Anne zarfı uzattı babaya… Evin ocağı Sevim Nine kapattı yaşaran gözlerini. Baba korkarak açtı zarfı ve korkarak zarfın içindeki mektubu okudu. Nefesler tutulmuş Sevim Nine ağlamaya başlamıştı. Kısa satırlarla yazılmış olsa da baba derin bi nefes aldı ve tebessüm etti. Oğlunun tebessümü ile ısınan kalbi Sevim Nineyi rahatlattı. Kulak kesildi zarfın içindekilere merakla. Evin 6.  üyesi iyi olduğunu yazmıştı asker ocağından baba ocağına… “İyiyim baba her şey yolunda. Ben çok iyiyim siz de iyi olun. Asker ocağı, baba ocağına benzemez derlerdi. Doğruymuş. Ama ben iyiyim korkmayın…” Anne derin bir iç çekti. Ocaktaki yemeği aldı. Tabaklara koydu. Ve 5 kişilik aile 6’ncı bireylerini özleyerek yemeklerini yemeğe koyuldular. Ocak ayında, asker ocağından gelen güzel haberin huzuruyla…

HAZIRLAYAN: NAZİRE HİÇYAKMAZER
Anahtar Kelimeler:
Bir Kelime Bir HikayeOCAK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.