Floransa Bienali’nde 4 Adanalı ressam

Sanat dünyasının uluslararası vitrini olarak kabul gören 11'inci Floransa Bienali, 6-15 Ekim tarihlerinde başarılı sanatçıları ağırladı. Jüri üyelerinin titiz çalışmalarından sonra bianele katılacak olan sanatçıların belirlendiği etkinlik, sanatçıların başarıları ve bilinirliği açısından da önemli bir yere sahip. Türkiye'den de katılma hakkı kazanan sanatçıların olduğu 11'inci Floransa Bienali'ne Adana'da bulunan Galeri Schmidt'in 4 sanatçısı kabul edildi.

Bu sene 6-15 Ekim tarihleri arasında 11'incisi düzenlenen Floransa Bienali'ne Galeri Schmidt'in 4 sanatçısı kabul edildi. Galerinin sanatçılarından Claudia Schmidt, Rugul Serbest,
Mustafa Özbakır ve Mustafa Serdar Üzelgeçici'nin gönderdiği eserler, Floransa Uluslararası Jürisi tarafından katılmaya layık görüldü.

11. Floransa Bienali’ne katılma imkanı bulan Galeri Schmidt sanatçılarından Claudia Schmidt ve Mustafa Serdar Üzelgeçici, atölyelerinin kapısını HOME&OFFICE CONCEPT'e açtı. Schmidt ve Üzelgeçici çifti sorularımızı yanıtlayarak, resim sanatları ve 11'inci Floransa Bienali yolculuğu ile ilgili bilgiler verdi.

Resim sanatından ve nasıl başladığınızdan bahseder misiniz?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Biz 2007 yılından beri resim sanatıyla eğitim alarak ilgileniyoruz. Aslında resim çizmeye daha önceleri yöneldik ama profesyonel olarak eğitim almaya 2007 yılında başladık. Son 4 yıldan beri de herhangi bir eğitim almadan kendimiz yapıyoruz resimleri. Eşimle beraber kendi evimizin alt katına kurduğumuz atölyemizde resim çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu zaman diliminde çok fazla yarışmalara katıldık. 2 sene önce de galeri kurma fikri oluştu bizde. Ankara Sanat Fuarı'na başvurduk. Oraya kabul edildik ve ilk fuarımıza katılmış olduk. Bu sene oraya yine davet edildik ve yine katıldık.

Kurduğunuz galeriyi Adana'da geliştirmeyi düşünüyor musunuz?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Hayır, şimdilik Adana ile ilgili bir projemiz yok. Bizim esas amacımız İsviçre’de bulunan galeriyi hayata geçirmek. Zaten orada bir galeri var şirket olarak ama tam anlamıyla faaliyete geçirmek zor.

"Yaptığımız çalışmalar, olması gerektiği gibi kendi karakterini gösteriyor."

Ne tür resimler yapıyorsunuz?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Genellikle portre çalışıyoruz. İnsan figürleri üzerine çalışmalar yapıyoruz. Eşimle özellikle ortak konular hazırlıyoruz. Resim sanatında farklı farklı teknikler var. Eşim, akrilik boya ile çalışmalarını yapıyor ben de yağlı boya tekniğini kullanıyorum. Temalarımız birbirine yakın olsa da stillerimiz farklı. Her sanatçının kendine has bir tekniği olur zaten, yaptığımız çalışmalar da olması gerektiği gibi kendi karakterini gösteriyor.

Birbirinizden ilham alıyor musunuz?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Tabii ki. Aynı ortamda olduğumuz için fikir alışverişinde bulunuyoruz.

İsviçre ve Türkiye'yi resim sanatı açısından karşılaştıracak olursak ne gibi farklılıklar var?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Öncellikle Adana üzerinden gidecek olursak... Adana küçük bir kent değil, Türkiye’nin 5'inci büyük şehri. Ama baktığımız zaman bir tane bile resim müzemiz yok. Dolayısıyla sanata olan ilgisizliği buradan anlayabiliyorsunuz.

Claudia Schmidt: Adana'da 2 tane resim galerisi var bir tanesini geçen sene bir arkadaşımız açtı. Ama İsviçre’ye baktığımızda sadece Zurih'te 500 tane resim galerisi var. Sadece bu anlamda baktığımızda bile çok büyük fark var.

"Ekonomisi gelişmiş insanların sanata ayıracak para imkanları oluyor."

Adana'daki insanların resme bakış açısını nasıl buluyorsunuz?

Claudia Schmidt: Burada insanlar resim sanatından çok uzak. Bakıyorsunuz insanlar sergilere bile gelmiyor. Gelseler bile resim satışı kavramı dediğimiz olay burada yok. Ama dışarıya gittiğimiz zaman resimler milyonlara gidiyor.

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Oradaki sergiler, galeriler çok farklı. Burası ekonomik olarak gelişmiş bir ülke değil. Ekonomik olarak gelişmiş ülkelerde sanata bakış acısı da çok farklı oluyor. Çünkü ekonomisi gelişmiş insanların sanata ayıracak para imkanları oluyor.

Hiç resim satabildiniz mi?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Evet Ankara'da katıldığımız fuarda sattık. Ama yine de bizim istediğimiz gibi olmadı. Ankara başkent olmasına rağmen yeterli değildi.

Ankara'da gerçekleşen fuar veya sergilere katılım oranı nasıl oluyor?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Ankara'daki fuarda bu sene katılım iyiydi. Bu da bizi çok sevindirdi.
Bu katılım oranına rağmen protokol olarak ilgi hiç yoktu. Ankara gibi bir şehirde acılan sergiye
Kültür Bakanı bile katılmamıştı. Böyle olunca da eksik yanları oluyor. Ama yurt dışında böyle açılışlarda başbakandan kültür bakanına kadar geniş katılım sağlanıyor.

Floransa Bienali’ne katılım fikri nasıl oraya çıktı?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Bu sene mart ayında Floransa Bienali’ne bizden bir sanatçımız başvurdu. Kabul edilince tek sanatçı olmasın biz de başvuralım dedik. Jüriye biz de resim çalışmalarımızı gönderdik onlar da kabul edildi. Bizim gruptan 4 kişi gittik.

Başvuru sürecinizden bahseder misiniz?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Bienale katılım çok fazla bir de kendi aralarında bazı ödüller var. Bienal ortamı çok güzel bir ortamdı. Bizi orada olmak mutlu ediyor. Bienalin kriterleri var. Oraya resimlerimizi gönderdik jüri tarafından değerlendirildi. Bu çok hoşumuza gitti. Bienaldeki jüri tarafından resimlerimizin farklı bir gözle değerlendirilip beğenilmesi ve davet edilmemiz bizi heyecanlandırdı.

Floransa'da sanatı yorumlayabilir misiniz?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Floransa Ronesans'ın başladığı yer. Oraya daha önce gitmiştim. Oradaki sanatın nasıl bir şey olduğunu da biliyorum. Turistlerin yüzde 90'ı oraya sanat için gidiyor zaten. 500 sene önceki o dokuyu korumuşlar. Şehir zaten sanat.

"Resimlerimiz bienalin katalogunda yer alacak."

Bianelin size ve sanatınıza nasıl katkısı olacak?

Mustafa Serdar Üzelgeçici: Onların yaptığı bir katalog var. Resimlerimiz o kataloga girecek. Bu katalog Avrupa'daki büyük kitapçılarda hatta diğer anlaşmalı müzelerde ve Amazon'da bile satılacak. Dolayısıyla o kitabı alan kişi eserlerimizi görecek. Hem bizim için hem diğer sanatçılar için güzel bir şey olacak. Orada olup standınızın çeşitli ülkelerden insanlar tarafından ziyaret edilmesi bile bize çok büyük katkılar sağladı.

Claudia Schmidt: Farklı kültürdeki insanlarla iletişim kurup resimlerimizi değerlendirebildik. Orada çeşitli stantlar da vardı. Bienalde diğer sanatçılarla tanıştık. Bu da vizyonumuzu olumlu etkiledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.