Öne Çıkanlar DKY İnşaat Ceyda Erem Mustafa Gökçen UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi EKODesign Konferansı

10 adımda hayalinizdeki eve kavuşun
Ev, insan hayatında ve psikolojisindeki mekân ihtiyacını karşılarken; koşuşturmadan ve şehirden uzaklaştıran bir sığınaktır. Bu yüzden mobilyalardan aydınlatmalara; dekoratif aksesuarlardan örtülere kadar ev dekorasyonu kişinin veya ailesinin enerjisini, hikâyesini yansıtmalıdır. Ev dekorasyonunda renklerin, mobilya seçimlerinin, dekoratif ürünlerin ve aydınlatmaların her biri bütünün parçası olurken özenle tasarlanması gereken alanlara dönüşür.

Çok sayıda firmaya marka oluşturma ve geliştirme, iç mekân tasarımı, iletişim tasarımı alanlarında multidisipliner hizmet veren Karbon Görsel İletişim ve Mimarlık Hizmetleri’nin Kurucuları Selen Selviler Özüekren ve Barış Akgün Özüekren, hayallerindeki evlere kavuşmak isteyenler için önerilerde bulundu.

1- Eviniz sizi yansıtsın

Dekorasyon konusunda bir mimar ile çalışmayı tercih edenler, öncelikle mekân ve eve ilişkin ihtiyaçlarını listelemeli. İhtiyaçları belirlerken yıl içerisindeki birkaç gün anlatılabilir. Günlük
rutin, evin fonksiyonel tasarımı için önemli bir kaynaktır.

Dekorasyona ilgili ve tasarım sürecinin bir parçası olmayı sevenlerdenseniz evinizde aidiyet hissi yaratmalısınız. Eviniz sizi anlatmalı. Sanat eserleri, kişisel koleksiyonlar, porselenler, desenli duvar kağıtları evinize kimlik katmanıza yardımcı olur.

2- Zamansız mobilyalara öncelik verin

Mobilya konusunda dönemlik trendlerden uzak kalmaya çalışın. Hayatınızın her “an”ını paylaşabileceğiniz mobilyaları tercih edin. Siz de göreceksiniz ki klasikler estetik ve tasarım açısından daha değerli.

3- Evinizin yüzde 60’ında ana, yüzde 30’unda ikincil, yüzde 10’unda ise noktasal vurgu yapan canlı renkleri kullanmayı deneyin

Bir rengi sevmek, onu her yerde kullanabileceğimiz anlamına gelmiyor. Öncelikle bir ya da birbirine uyumlu 2 ana renk seçmelisiniz. Ana renkleri destekleyen en fazla 3 - 4 yardımcı renk seçmek, evdeki renk paletini oluşturmaya başlamak için iyi bir adım olabilir. Bu renklerin mevsimlik renklerden olmamasına dikkat edin. Eğer aklınızda özellikle belirlediğiniz bir renk yoksa ana renginizi koyu ya da açık doğal renklerden belirleyebilirsiniz. Füme, petrol, haki, acı kahve veya bej ana renk olarak tercih edilebilir. Renk kullanımına ilişkin daha net bir formüle ihtiyacınız varsa; evinizin yüzde 60’ında ana, yüzde 30’unda ikincil, yüzde 10’unda ise noktasal vurgular yapabileceğiniz canlı renkler kullanabilirsiniz.

4- Doğru malzemeli eşyalar ile evinizi yaşayan bir mekâna dönüştürün

Eviniz müze değil, sizinle birlikte yaşayan ve sizin tarafınızdan yaşanan bir mekân. Kirletmekten korkmaktansa doğru malzemelerden yapılmış beyaz ve açık renkli mobilyalarınızın keyfini çıkarın. Ahşap bir sehpa veya mobilya ile ferah bir aurayı yakalarken, doğallığı da sağlarsınız. Ayrıca açık renkli ahşabı da beyaz renkli aksesuarlarla birleştirirseniz temiz ve nötr bir hava oluşturursunuz.

5- Evde tüm aile fertlerinin buluştuğu odak noktaları yaratın

Evde bir odak noktası yaratmak önemlidir. Tarih boyunca evin merkezi, yaşam tarzını takip etti. Önce ateş, sonra ocak, mutfak, radyo ve televizyon ailenin bir araya geldiği ve etrafında toplandığı odak noktaları oldu. Bugün bu odaklar dağılmış görünse de aile için bir araya gelme noktaları tasarlanmalı. Mutfakta veya salonda aile bireylerinin rahatlıkla toplanabileceği alanlar açın.

Küçük asimetrilerle evinizi hareketlendirin.

6- Evinizi dekore ederken acele etmeyin; kendinize boş alanlar bırakın

Her zaman kendinize boş alan bırakın. Tasarımda, tasarım ögelerinin dışında kalan alanı temsil eden negatif alan bırakmak kıymetlidir. Çünkü gerçek bir dekorasyon projesi ev sahibi tarafından kullanıldığı süre içinde tamamlanır. Zaman içerisinde beğendiğiniz, gerçekten size anlam ifade eden eşyalara yer verin. Bu yaşanmışlık hissi için mekânda yer açın.

7- Asimetrik yerleşimlerle dinamik bir görünüm elde edin


Simetri, insan beyninin doğası gereği aradığı bir durumdur. Kısa süre içerisinde tam simetri monotonluğu beraberinde getirir. Her zaman her şey simetrik olmak zorunda değil, küçük asimetrilerle evinize hareket katın. İster mobilyalarınızı asimetrik yerleştirin, isterseniz bir kanepenin yanında sehpa veya lambader kullanarak asimetriyi yakalayın. Modern ve dikkat çekici sonuçlara ulaşacaksınız.

8- Aydınlatmanızı çeşitlendirin


Doğru aydınlatılmış bir mekân, psikolojinizi en az dekorasyonu kadar etkiler. Bu sebeple tek bir mekân aydınlatması yerine kullanım amaçlarına uygun birden fazla noktadan aydınlatmayı tercih edin. Okuma yaparken direkt aydınlatma kullanmak gerekirken, kalabalık bir akşam yemeğinde ise mekân aydınlatması daha doğru olacaktır. Işık yönetimini doğru yapmak mekân üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

9- Evinizde bitkilere yer vererek tazelik hissi katın

Bitkileri seviyorsanız, evinize bambaşka bir hava katacaklarından emin olabilirsiniz. Bitkiler, evde yaşanmışlığınızı ve rahat hissetmenizi sağlar. Çiçekçinizden destek alabilir veya daha kapsamlı bitkilendirme için bir peyzaj mimarı ile görüşebilirsiniz. Bitki seçerken uzun vadeli düşünün, hızlıca büyüyerek bol alana ihtiyaç duyacak bir bitki zamanla pencerenizden gelen ışığı kesebilir veya tavan yüksekliğiniz yeterli gelmeyebilir. Geniş yapraklı salon bitkileri dekoratif olmakla beraber zehirli maddeleri emdiği için çevreye de duyarlıdır.

10- Duvarlarınız boş kalmasın

Duvarlarınızın tamamını boş bırakmak evinizde donuk bir görünüme sebep olabilir. Tek bir duvarınızda bile kullanacağınız, tamamen zevklerinizi yansıtan; sevdiğiniz bir şehir, bir doğa resmi ya da soyut bir tablo ile evinizin havasını bir anda değiştirebilirsiniz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.