Öne Çıkanlar Terza Edizione ekonomi Abiye Kıyafet Mersin Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı Ali Cin Emrullah Akçakaya

Ata'nın kabri "Emin" ellere teslim edildi
1 Mart 1941 yılında uluslararası bir yarışma düzenlendi. Bu yarışma, tüm dünyanın saygı duyduğu, Türklerin Atası, en büyük Türk Atatürk’e yapılacak Anıtmezar içindi. Yarışmaya 47 proje katıldı. Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya katılımcı ülkelerdi. Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Ahmet Orhan Arda’nın ortak projesi, yarışmada birinci oldu.

Emin Onat’ın hayatındaki ilklerin, birinciliklerin en önemlisi kesinlikle buydu. 1934 yılında, Zürih Teknik Üniversitesi’ni birincilikle bitirdi. İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin kurucusu ve ilk dekanı, Mimarlar Odası’nın bir numaralı üyesi ünvanlarına 1 Mart'taki yarışmada birinci olmayı da eklemişti.

1910 yılında İstanbul’da doğdu. Beyazıt Numune Mektebi ve Vefa Sultaniyesi’nde okudu. 1926’da Yüksek Mühendis Mektebi’ne girdi. 1930’da gösterdiği üstün başarıları nedeniyle, Zürih Teknik Üniversitesi’ne gönderildi. Otto Rudolf Salvisberg’in –Alman Yeni Mimarlık Akımı’nın öncülerinden- öğrencisi oldu. Okulu birincilikle bitirdikten sonra yurda döndü. 1935 yılında Yüksek Mühendis Okulu Mimarlık Şubesi’nde doçent unvanını aldı ve Prof. Debbe’nin yanında çalışmaya başladı. 1937’de ilk resmi misyonu ve eseri olan, Yıldız Teknik Okulu için Yıldız Sarayı içinde yer alan Yerleşke ve Şehzadeler Dairesi’nin okul olarak dönüşüm projelerini çizdi. 1938’de profesör unvanını alarak Yüksek Mühendislik Mektebi’nin bir opsiyonu olan Mimarlık Şubesi’nin şefliğine getirildi. 1942-43 döneminde ilk bağımsız mimarlık bölümünü kurdu ve 1944’e kadar yönetti. Emin Onat; Anıtkabir Proje Yarışması’nda birinci olana kadar hayatını herhangi bir mimar gibi yaşamamış, daima yeniliklerin peşinden koşmuş ve hak ettiği dünya çapındaki üne akademisyen olarak çoktan ulaşmıştı. 1943 yılında ordinaryüs profesör olmuş, bir yıl sonra da Yüksek Mühendis Mektebi İTÜ’ye dönüştürülünce, yeni oluşumda Mimarlık Fakültesi Dekanlığı’na seçilmiştir. Anıtkabir Projesi’ni de yürüttüğü bu yıllar içerisinde, RIBA (İngiliz Mimarları Kraliyet Enstitüsü) onursal üyeliğine seçildi. 1953 yılında, Uluslararası Mimarlar Birliği Türkiye Bölümü’nü oluşturdu. Dolayısıyla Mimarlar Odası’nın bir numaralı üyesidir.

“17 Temmuz 1961’de aramızdan ayrılan Ord. Prof. Dr. Emin Onat’ı, saygıyla anıyoruz…”

Orhan Arda ile birlikte yürüttüğü Anıtkabir Projesi için, 27 yabancı, 20 Türk mimar yarışmışlardı. Dönemin hükümeti tarafından oluşturulan tarafsız jüri; Prof. Dr. Paul Bonatz, Prof. Dr. Ivan Tengham, Prof. Dr. Karoly Wickinger ile Prof. Dr. Arif Hikmet, Muammer Çavuşoğlu ve Yüksek Mimar Muhlis Sertel’den oluşuyordu. Jüri 47 projeden 3’ünü ödüle layık buldu. Aslında projelerin üçü de aynı değerdeydi ancak, Onat ve Arda’nın projesi araziye uygunluk açısından diğerlerinden çok üstündü. 9 Ekim 1944 tarihinde Anıtkabir’in yapımına başlandı. Dört aşamalı olarak inşası tamamlanan anıt eser 9 yıl sonra 1953 de tamamen bitirilmiş oldu. Birinci kısım inşaatta toprak seviyesi ve Aslanlı Yol'un istinat duvarının yapımı sağlandı.

İkinci kısımda mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapım işleri tamamlandı. Anıta çıkan yollar, Aslanlı Yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması, lahit taşının yerine konması ve tesisat işleri ise üçüncü kısımda tamamlandı. İlk üç bölüm 6 yılda tamamlandıktan sonra şeref holü döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapımından oluşan dördüncü kısım da üç yılda tamamlandı.

Bütün özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi mimari örneklerinden biri olan Anıtkabir yaklaşık 750 bin metrekarelik bir alanı kaplar. Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır.

Barış Parkı

Anıtkabir'in bu bölümü Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” özdeyişinden yola çıkılarak, çeşitli ülkelerden ve Türkiye’nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla oluşturulan yeşil alan içinde yükselmektedir. Bu nedenle de adına Barış Parkı denilmiştir. Afganistan, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Avusturya, Belçika, Çin Halk Cumhuriyeti, Danimarka,Finlandiya, Fransa, Hindistan, Irak, Birleşik Krallık, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, Japonya, Kanada, Kıbrıs, Mısır, Norveç, Portekiz, Yugoslavya ve Yunanistan olmak üzere 24 ülkeden çeşitli ağaç ve fidanlar getirilmiştir. Bugün Barış Parkı’nda 104 ayrı türden yaklaşık 48 bin 500 adet süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi bulunmaktadır.

Anıt Bloku

Aslanlı Yol: Anıtkabir’e giriş yerinden başlayarak, ortadaki Tören Meydanı’na kadar uzanan yol “Aslanlı Yol” olarak adlandırılır. Bu yol, ziyaretçileri Atatürk’ ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmıştır. Yola 26 basamaklı merdiven ile çıkılır. Yolun uzunluğu 262.20 metrekare, genişliği 12.80 metredir. Yolun iki yanı güller ve ardıçlarla süslüdür. Yol, traverten ile döşelidir. Yolun iki yanında ikişerli gruplar halinde 12’ si sağ yanda, 12’ si sol yanda olmak üzere 24 aslan heykeli vardır. Bu heykeller, Anadolu’ da büyük devlet kurmuş olan Hititlerin sanat tarzında yapılmıştır.

Tören Meydanı: Aslanlı Yol’ un sonunda, Anıtkabir yan binalarının ve kolonların çevrelediği bir alana çıkılır. 129x84.25 metrekare Boyutlarında olan, dört tarafından üçer basamak merdivenle inilen 15 bin kişi kapasiteli bu alan “Tören Meydanı” olarak adlandırılır. Bu alanın zemini küp şeklinde siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten taşlarla döşenerek 373 adet halı kompozisyonu oluşturulmuştur. Tören Meydanı’na, bayrak direğinin bulunduğu kısımdan da merdivenlerle çıkılabilir.

Mozole: Anıtkabir’in en önemli bölümü Mozole’dir. Tören Meydanı’ndan 42 basamaklı merdivenle çıkılan Mozole, iki katlı ve dikdörtgen planlı bir yapıdır. Bu bölüm anıtın yapılışında ağırlık merkezi olmuştur. Çünkü, Atatürk’ün kabri ve sembolik lahit bu bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle, Anıtkabir’i meydana getiren mimarlar, yardımcı binalar dizisi içinde Mozole’nin diğer kısımlarından çok daha görkemli olmasına önem vermişlerdir. Zemin katın dış duvarları kesik piramit biçiminde, masif bir kitle halindedir. Bundan ötürü yapının alt kesiminin genel görünüşü bir kale bedeni gibidir. Üzerinde küçük pencereler bulunan dış duvarlar betondur. Duvarların dış yüzleri traverten ile kaplanmıştır. Atatürk’ün aziz naaşı, bu katta doğrudan doğruya kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. Mozole’nin birinci katı olan Şeref Holü’ndeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası; Selçuklu ve Osmanlı türbe mimarisi stilinde sekizgen planlı olup, piramidal külahlı tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenmiştir. Zemin ve duvarlar, siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın çevresinde, bütün illerden, Azerbaycan’dan ve Kıbrıs’tan gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır. Mozole’nin birinci katı olan Şeref Holü’nün dört yanı köşeli sütunlarla çevrelenmiştir. Yapının önünde ve arkasında 14.40 metrekare yüksekliğinde, köşe sütunları hariç 8’er sütun vardır. Yanlarda ise 14’er sütun yer almaktadır. Kare biçimindeki sütunların gövdeleri beton olup, yüzeyleri traverten kaplıdır. Şeref Holü’ne bronz kapılardan girilir. Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde, lahid taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref Holü’nün zemini Adana ve Hatay’dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik’ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır.
Şeref Holü’nün iki yan bölümünde dikdörtgen planlı galeriler yer almaktadır. Bunların çatıları içten dokuzar adet çapraz tonozla örtülüdür. Şeref Holü’nün 27 kirişten oluşan tavanı ile galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref Holü’nün yüksekliği 17 metre olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı ile örtülüdür.
Travertenleri, mermerleri, çimentosu, demiri, kullanılan her malzemesi özenerek seçilmiştir. En iyisi neredeyse oradan getirilmiş ya da orada yaptırılmıştır. 

Anıtkabir’in yapımı istenilen duruma gelince, Başbakanlıktaki komisyona bağlı yeni bir komisyon daha kuruldu. Komisyon; Yapı veİmar İşleri Başkanı Selahattin Onat, Türk Tarih Kurumu’ndan Prof. Halil Demircioğlu, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Ekrem Akurgal, proje mimarlarından Doç. Orhan Arda ve Anıtkabir İnşaatı Kontrol Şefi Yüksek Mimar Sabiha Güreyman’dan oluşmuştu. Bu ikinci komisyonun görevi; Anıtkabir’de yapılması düşünülen heykel ve kabartmaların konuları ile anıtın çeşitli yerlerine yazılacak yazıların tespiti idi.

3 Mayıs 1950 tarihinde toplanan komisyon üyeleri, üzerinde çalışılacak konuların hem çok yönlü, hem de çok önemli olduğunu ileri sürdüler ve bu kurulun uzman kişilerle genişletilmesini kararlaştırdılar. Böylece komisyona yeni üyeler de katıldı. Bayındırlık Bakanlığında, yeni üyelerin de katılmasıyla 31 Ağustos 1951 tarihinde bir toplantı daha yapıldı. Bu toplantıya katılan yeni üyeler; Prof. Ahmet Hamdi Tanpınar, Prof. Rudolf Belling, Prof. A. Afet İnan, Prof. Enver Ziya Karal, Doç. Kemali Söylemezoğlu, Prof. Emin Barın, Milli Eğitim Bakanlığı temsilcisi Kamil Su, Faik Reşit Unat ve Enver Behnan Şapolyo, Bayındırlık Bakanlığı temsilcisi Müsteşar Muammer Çavuşoğlu ile proje mimarı Prof. Emin Onat’tı. Komisyon toplantıda şu kararları aldı:

“1. Anıtkabir’e konulacak heykel, kabartma ve yazıların konuları, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki hayatı ve Türk inkılaplarından seçilecektir.
2. Anıtkabir’in çeşitli yerlerine yazılacak yazıların seçilmesi için bir alt komisyon kurulmuştur.Bu komisyon, hazırlayacağı raporu, iki ay içinde bakanlığa sunacaktır. 
3.Komisyon, heykel ve kabartmalar hakkında sanatçılara üslup yönünden direktifler vermeğe kendini yetkili görmemiştir.
4. Heykel ve kabartmaların konularını tespit için Prof. Ahmet Hamdi Tanpınar, Prof. Ekrem Akurgal, Prof. Belling, Doç. Kemali Söylemezoğlu’ndan meydana gelen bir küçük komisyon daha kurulmuştur. Bu komisyon toplantılarına, Anıtkabir’in mimarları da katılacaklardır.”

Komisyon, çalışmalarını kısa bir zamanda bitirerek vardığı sonucu bir raporla üst kurula sundu. Genişletilmiş komisyon bu raporun ışığında, 1 Eylül 1951’de özet olarak aşağıdaki şu kararları aldı:
1. Anıtkabir’de yapılacak heykel ve kabartmalar, yapının mimari özelliklerine uygun olacaktır. Kabartmalar, istenilen konuyu olduğu gibi (fotoğraf gibi) dile getirmeyecek, olayın özünü ifade edecek temsili (allegorik) eserler olacaktır.
2. Kulelere yapılacak kabartmalar (rölyefler) ise bu kulelere verilen adlara göre, Atatürk’ün şerefli hayatını ve Kurtuluş Savaşı tarihini, büyük çizgileri (ana hatları) ile hatırlatacaktır. Bu eserleri işleyen sanatçılar, Atatürk’ün hayatına ait belgelerden faydalanacaklardır.
3. Aslanlı Yol başında, giriş yerinin sağında ve solunda iki heykel grubu bulunacaktır. Heykel gruplarının ana konuları, Türk Milletinin ve Atatürk’ün kurtardığı ve yetiştirdiği nesillerin, O’nun ölümünden duyulan derin acıları ifade edecek nitelikte olacaktır. Bu heykel grupları, Ata’nın aziz naaşını ziyaret edecekleri, O’nun yüce katına saygı ile girmeğe hazırlayacaktır.
4. Aslanlı Yol’un iki yanında, büyük çizgileri ile kuvvet ve sükünet telkin eden stilize 24 aslan heykeli bulunacaktır. Bu heykeller, altlıklar üzerine oturmuş ve yatmış olacaktır. Bu aslanlarda yatay durum esastır.
5. Şeref Holü’ne çıkan merdivenin iki yanına, iki kabartma kompozisyonu işlenecektir. Bunlardan biri, 1683'te Viyana'da başlayan savunma savaşlarımızın sonuncusu olan Sakarya Meydan Savaşını, ikincisi tarihimizin acıklı olaylarına son veren Başkomutanlık Meydan Savaşını temsil edecektir. Sanatçılar, bu panoların birincisi için Atatürk'ün Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. 0 satıh, bütün vatandır....”, Başkomutanlık Meydan Savaşı için de “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri” emrinden ilham ve fikirler almalıdırlar.
6. Şeref Holü’nün iki yan duvarına, büyük, iki alçak kabartma yapılacaktır. Bu kabartmaların ana konuları Atatürk devrimleridir. Bu kabartmalar, çalışmanın, kendine güvenin, kendisini aydınlıkta bilmenin, kısaca canlı ve yeni bir hayata kadın, erkek birlikte doğuşumuzun ifadesi olacaktır. 
7. Şeref Holü’ne giriş kapısının iki tarafına, Atatürk’ün Türk Gençliği’ne Hitabı ile Cumhuriyetin 10'uncu Yıl Nutku yazılacaktır.
8. Anıtkabir’deki on kuleye şu adlar verilmiştir. - Hürriyet Kulesi - İstiklal Kulesi - Mehmetçik Kulesi - Zafer Kulesi - Müdafaa-i Hukuk Kulesi - Cumhuriyet Kulesi - Barış Kulesi - 23 Nisan Kulesi - Misak-ı Millî Kulesi - İnkılap Kulesi bu kulelerin gerek kabartmaları, gerekse kitabe yerlerine yazılacak yazılar bu isimlere göre seçilecektir.”

Şüphesiz ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk için ona yakışır bir anıt ortaya çıkarmak oldukça zor bir serüvendi. Bu onursal görevde emeklerini ortaya koyan değerli sanatçılarımızı saygı ve sevgiyle bir kez daha anmak istiyoruz.

Teşekkürler
Emin Onat
Orhan Arda
Hüseyin Özkan Anka
Zühtü Müridoğlu
İlhan Koman
Nusret Suman
Kenan Yontunç
Hakkı Atamulu
Emin Barın
Tarık Levendoğlu
İtalyan M.A.R.M.I Firması
Nazmi Cemal
Mehmet Özel
Erol Arda
Aydın Erkmen
Tahir Salahov
Sergei Prisekin
Turan Erol
Tankut Öktem
Metin Yurdanur
Aslan Başpınar
Latif Rüstem
Sait Rüstem
Ragıp Çiçen

HAZIRLAYAN: AYSUN ÖNCÜL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.