Öne Çıkanlar AC Yapı Abiye Kıyafet IDA International Design Award Yeni Teknoloji Uygulamaları Abdurrahman Güngör

Baba, oğul, kutsal aşk

Apollon ile Eros arkadaşlarmış. İkisi de iyi ok kullanır ve bunu göstermeyi severlermiş. Ancak Apollon biraz haddini aşarak bir gün Eros’a okçuluk kabiliyeti ile ilgili alaycı sözler söyleyince Eros da durur mu? Hemen vermiş karşılığını. İki ok hazırlamış bizim Eros. Biri altın suyuna batırılmış ve saplandığı kişiye sonsuz aşk ve tutku verecekmiş. Diğer ok ise aşk ve tutkudan tamamen uzaklaştıracakmış. Üstün yetenekli Eros hedefine ulaşmış. Altın ok, Apollo’nun tam da kalbine saplanmış ve Daphne’ye sonsuz bir aşkla bağlanmış. Ama ne yazıktır ki diğer ok Daphne’nin kalbine isabet etmiş ve olanlar olmuş.

Hep kaçmak isteyen Daphne’nin arkasında hep kovalamak isteyen bir Apollon varmış artık. Talihin karası bir gün aynı noktaya getirmiş ikisini de. İki zıt tutkunun hazin sonu köklenmiş yeryüzünde. Kaçamayan Daphne yardım dilenmiş babası Peneus’tan. Çaresiz kızına yardımı esirgememiş çaresiz baba ve bir anda ağaca dönüştürmüş Daphne’yi. Apollon kavuşmuş sevdiğine ama sarıldığı beden artık bir ağaç gövdesiymiş. Umutsuzca bakmış sevdiğinin dönüşümüne ve elinden hiçbir şey gelmemiş. Bundan sonra artık sadece başında bir taç olarak taşıyacakmış dalındaki yapraklarını.


Yine bir efsaneye göre bu olay Antakya’nın Harbiye beldesinde geçmiş. Bu efsanenin kanıtlarından en önemlilerinden biri Antakya Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Apollon ve Daphne mozaiğidir. Ayrıca burada yaşayan halk, Harbiye’nin meşhur şelalelerine “Defne’nin Gözyaşları" adını vermiştir. Üstelik bu şelaleler defne ağaçları arasından akmaktadır. Bu da öykünün Harbiye’de geçtiğini destekleyen önemli özelliktir.

Bu hazin sonlu hikâye dillerde dolaşırken, Lorenzo Bernini bir büyük mermer kütlesini dile getirmiş.

Bakarken ruhunuzun donduğunu hissedeceğiniz, tanrısal dokunuşların olduğunu düşüneceğiniz, muhteşem bir heykel yapmış Bernini. Zaten Roma’yı gezerken sıklıkla duyacağınız isim Bernini. Oradaki heykellerin yarısından fazlası oğul Bernini’ye ait. Bir de baba Bernini var. Dünyaya kalıcı eserler bırakmış, yetmemiş gibi bir de üstün yetenekli bir oğul. Pietro Bernini. Gian Lorenzo Bernini’nin babası. İspanyol Merdivenleri’nin hemen altında bulunan ünlü “Fontana della Barcaccia” nın yaratıcısı. Oğlunun yeteneği karşısında mesleği bırakmaya karar veren bir baba.  Borghese ailesinin himayesine girerek onlar için çalışan sanatçılardan. Konu babalar günü olunca ve babaların çocukları için yaptıklarını düşününce çok fedakârca görünmese bile aklıma ilk gelenlerden biri oldu bu baba-oğul Bernini . Annelerinki en çabuk görünendir ama babaların yaptıkları hemen dile getirilmez. Baba güçlü olan, az konuşan çok çalışan, yüz göz olmayıp işi derinden halleden, sevgi gösterisini hissettirmeden yapan, direk ve yürek olandır. Baba sorumluluğu çok, takdiri az olan adamdır. Anneler kadar övülmeyen ama olmadıklarında yerine konacak hiçbir şey olmayan adamdır.  

Lorenzo nasıl bir çocuktu bilmiyorum. Pietro ona nasıl bir babalık yaptı onu da bilmiyorum ama hayat hikâyelerine baktığımda oğlunun yeteneğini kıskanan değil onun başarısına başarı katmak için geri planda durmayı seçmiş bir baba görmeyi tercih ediyorum.

Baba, oğul ve kutsal aşk adına… Babalar gününüz kutlu olsun.

HAZIRLAYAN: AYSUN ÖNCÜL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.