Öne Çıkanlar Yersizlik için bir yer Tabanlıoğlu Mimarlık Suyabatmaz Demirel Mimarlık basf Mimar Mine Liman

Bereketli toprakların altındaki tarihi hazine
Adana'nın 27 kilometre doğusunda Ceyhan Nehri'nin hemen kenarında yer alan ve Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan antik kentte, Yüreğir Belediyesi'nin hazırladığı "Ölümsüzlük Şehri Misis" projesi doğrultusunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı onayı ile Adana Müzesi başkanlığında, Roma Antik Akdeniz Araştırmaları Enstitüsü ve Ulusal Araştırma Merkezi'nden Prof. Dr. Anna Lucia D'Agata, Pisa Üniversitesi'nden Prof. Dr. Giovanni Salmeri konsorsiyumunda 24 Eylül 2012'de başlatılan kazı çalışmaları devam ediyor. Özellikle Roma döneminin önemli kentleri arasında yer alan ve 7 bin yıldan bu yana kesintisiz olarak kullanıldığı belirtilen antik kentte yürütülen kazı çalışmaları sonucu kale surları, stadyum, kervansaray, tiyatro gibi yapılar gün yüzüne çıkarılmaya çalışılıyor.

Toprağın altında gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen eserlerle günümüzde gözlemlenebilen mozaikler, antik taş köprü, yer yer görülen surlar, su kemerleri, stadyum, tiyatro, hamam, şehrin kuzeyinde bulunan antik kaya mezarları, geçitli yakasında yer alan ve büyük bölümü yıkılmış olan Havraniye Kervansarayı gibi yapılar ise antik kenti ayrıca önemli kılıyor.

Üzerinde şarkı ve türkülerin yazıldığı Misis’in bölgenin simge merkezlerinden biri olan antik kentle ilgili ilk araştırmaların, 1956–59 yılları arasında Prof. Dr. Helmut Teodor Bossert başkanlığındaki kazılarda yapıldığı biliniyor.

Adana ve bölge için oldukça önemli bir yere sahip olan "Ölümsüzlük Şehri Misis" projesinin sorumlusu Roma Antik Akdeniz Araştırmaları Enstitüsü ve Ulusal Araştırma Merkezi'nden Prof. Dr. Anna Lucia D'Agata HOME&OFFICE CONCEPT’in sorularını yanıtladı:

Projeye ne zaman başlandı?

Projenin kazı sahası çalışmaları 2012 yılında başlamış olsa da projenin araştırma kısmı 2000 yılında başladı. Genelde insanlar arkeologların işini sadece kazı yapma olarak görürler. Oysa biz burada 3 ay kazı yapıyoruz ama her çalışma döneminin üzerinde 1 yıl çalışıyoruz. Çok fazla okumamız ve araştırmamız gerekiyor. Bu yüzden 2000 yılından beri bu projenin içinde yer alıyorum.

Şimdiye kadar ne kadarlık bir alan kazıldı ve kaç medeniyetin izine rastlandı?

Şu anda kazı sahasında Neolitik döneme ait kısım kazılıyor. Bugüne kadar ortalama bin 500 metrekarelik bir alan kazıldı. Teşekkürler, bu önemli bir soruydu. Şimdi olduğu gibi geçmişte de burası merkezi bir mühür bölgeydi. O yüzden de çok fazla kültürün birbirine girdiği ve çakıştığı bir bölge burası. Şu anda bile mesela Suriye çok uzak bir yerde değil ve o bölgeden insanlar burayla etkileşime geçiyor. Geçmişte de birçok insanın geçtiği ve bir şekilde birbiriyle etkileşimde bulunduğu bir bölgeydi burası. Bu anlamda Geç Hitit Medeniyeti, Suriye Medeniyeti, Roma Medeniyeti, Bizans Medeniyeti ve Osmanlı dönemlerine  ait kalıntılar bulundu. Aslında bu medeniyetlere ek olarak daha çok medeniyet sayılabilir. Çünkü burası gerçekten de çok fazla medeniyete dair kalıntıların bulunduğu bir noktada bulunuyor.

Kazı çalışmalarının ne kadar sürmesi bekleniyor?

Bu tarz kazı alanlarında süre projeye bağlı oluyor. Bu yüzden de net bir tarih ön görmek mümkün olmuyor. Kazı çalışmaları sonsuza kadar bile sürebilir. Kazı alanına bakıldığında aslında daha da net anlaşılır bu durum. Çünkü biz duruma göre bugünden itibaren 5 yıl kaldı desek de karşımıza çıkan sonuçlara göre bu süre değişkenlik gösterebiliyor. Örneğin 10 metre derinliğinde bir çukur bulundu ve bu projenin gidişini değiştirdi. Ama önümüzde ne var onu görmek için 5 yılımız var.

Bu proje yeteri kadar destek görüyor mu?

Önceden bu tarz kazı çalışmalarında bir ekip gelir o kazıyı yapar ve giderdi. Ancak bu proje ortak bir iş birliği projesi. Pisa Üniversitesi’nin, İtalya Roma Ulusal Araştırma Konseyi’nin, Adana Yüreğir Belediyesi’nin ve Kültür Bakanlığı’nın yürüttüğü ortak bir proje. Bu açıdan da çok önemli bir proje çünkü bu artık arkeolojinin geleceği anlamına geliyor. Arkeoloji turizmle alakalı bir alan, bu yüzden Kültür Bakanlığı ve belediye de önemsediği için iş birliği projesi oldu.

Kazılar sırasında ilginç şeylere rastlandı mı?

Aslında bir arkeoloğun bakış açısıyla diğer insanların bakış açısı oldukça değişkenlik gösteriyor. Aradaki fark da burada ortaya çıkıyor. Bizim için bu kazı alanındaki her şey çok önemli ve ilginç. Mesela dışarıdan gelenler “Altın buldunuz mu?” diyor. Bizim için bulduğumuz her şey altın değerinde zaten.

Şu ana kadar en uzun hangi döneme kadar inildi?

Neolitik dönemden başlanıp bugüne kadar gelindi. Şu anda bugüne ait kalıntılar da var. Ve bunun önemli bir şey olduğunu düşünüyoruz. Genelde arkeolojik sahalarda insanlar yaşamaz. O sahalar insanların uzağında kalmıştır ve yaşam alanları o bölgelere çok uzaktır. Misis'in önemli bir diğer özelliği de, arkeoloji kazı sahasında bir köy bulunuyor ve biz bunun değişmesini istemiyoruz. Çünkü bu aslında oradaki dinamizmi gösteriyor. Bu bölge Neolitik dönemle başlayıp hala yerleşimin devam ettiği bir yer.

Misis kazı çalışmalarını diğer kazı çalışmalardan ayıran ve ön plana çıkaran bir özellik var mı?

Bu bölgede çok fazla Geç Hitit dönemine ait kalıntılar buluyoruz. Daha önce Geç Hitit ile ilgili organize bir çalışma yapılmamış. Misis ve Adana bölgesi Geç Hitit dönemine ait en önemli ve dönemin
parlayan bölgesidir. Bu yüzden de bölgede çok önemli kalıntılar buluyoruz. Mesela o döneme ait bir kale bulundu. Bu kale Asativatas adlı bir kralın zamanına ait bir kalıntı. Bu höyükte yapılan çalışmalar, Geç Hitit döneminin önemi açısından oldukça önemli. Ayrıca bu bölge, Domuztepe ve Karatepe bölgesiyle de bağlantılı bir bölge. Kale, Geç Hitit döneminin sonlarına doğru bulunan bir şey. Bu da bizim kafamızda 2 önemli soru oluşturuyor. Birincisi “Kale, yani bu şehir ne zaman kuruldu?” sorusu. Bu sorunun önemli olmasının nedeni; buradaki şehir kavramı günümüzdeki anlamı gibi sadece bir şehir anlamına gelmiyor. Şehir kavramı o zamanlar bir devlet anlamına geldiği için bunu anlamaya çalışıyoruz. Diğer bir soru da “Kaleden önce bu alanda ne vardı?” Şu anda onu anlamaya çalışıyoruz. Yani kalenin altında ne olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Şimdi önümüzde 10 metre derinliğinde bir alan var. Ama biz eski kazılardaki gibi 10  metreye dalıp hemen aşağı bakmıyoruz; yavaş yavaş kazılar yapıyoruz. O 10 metrelik alan incelenirken, toprağın derinliklerine doğru tüm süregelmiş tarih bilgilerini de ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. O yüzden bu çok önemli.

Yöre halkının kazı çalışmalarına ve size karşı tutumu nasıl?

Arkeoloji bilimine göre bu yörenin halkının bizi sevip tanıması, bizim de onları sevip tanımamız gerekiyor. Diğer türlü proje sağlıklı yürümüyor. Bu anlamda arkeolojinin aynı zamanda etnografı ve antropoloji ile de ilgisi var. Çünkü bizim anlayabilmemiz için sadece tarihte insanların nasıl yaşadığını değil şu anda da insanların nasıl yaşadığını biliyor olmamız gerekiyor. O yüzden de o insanların bizi kabul etmesine ihtiyacımız var. Mesela kazı alanında tandır ocağı bulduk. Aynısını bahçeye de yaptık. Önceden  köyde tandırda ekmek yapan sadece birkaç kadın vardı. Kadınları bahçeye toplayıp tandırda ekmek pişirdik. Herkes çok sevinmişti ve çok eğlenmişti. Çünkü geleneklerine dair onların kökünde olan bir şey tekrar gün yüzüne çıkmıştı. Bu tarz etkileşimler onları anlamak için önemli bir şey.

Bizim için önemli bir diğer nokta da insanlarla buluşmak. İnsanlara yaptığımız şeyi anlatmak bizim için çok önemli. Biz Misis Derneği yöneticileri aracılığıyla burada yaşayanlarla sık sık bir araya geliyoruz. Burada neler yaptığımızı, hangi aşamada olduğumuzu onlara anlatıyoruz. Bunu çok önemsiyoruz.



Proje beklentileri karşıladı mı?


Benim uzmanlık alanım Doğu Akdeniz bölgesine ait kalıntılar. Bu yüzden Misis bölgesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle Kilikya’yı kaplayan alanın önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu alan bir birleşim noktası. Batının doğuyla birleştiği bir bölge. Projeyle ilgili aklımda bir soru vardı. “Acaba bu gerçek mi? Bu projede bir şey bulabilir miyiz?” Burada daha önce organize olmayan kazılar yapılmış ve bu soruya cevap bulunamamış. Ben de "Acaba bu soruya cevap bulabilir miyiz?" şeklinde yaklaştım. Kazıya başlamadan önceki dönemde de çok büyük araştırmalar yaptım. O anlamda önemli bir proje oldu.

Bu projenin bölgeye getirisi nasıl olacak?

Bu projenin sonunda burada bir arkeoloji parkının olmasını istiyoruz. Bunun için de çalışmalar yapıyoruz. Bu proje bu anlamda da bölgeyi kalkındıracak.
 
HAZIRLAYAN: ALİ GÜRELİ - NAZİRE HİÇYAKMAZER
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.