Öne Çıkanlar Işık Özçelik Emrullah Eruslu Mohamed Yousif Al Binfalah Moment İstanbul iyarbakır Kalesi

“Doğu’nun Kraliçesi” Antakya mobilyası kitaplaştırıldı

Hitit krallarından, Büyük İskender’in tahtına, Hz. İsa’nın havarilerinin kullandığı vaiz kürsülerinden İslam Rönesansı’na kaynaklık eden Antakya Akademisi’ne kadar binlerce yıllık tarih ve köklü bir geleneğe sahip, Habib-i Neccar’ın memleketinde doğan ve gelişen Antakya mobilyacılığının dünden bugüne serüveni, Antakya Sanayi ve Ticaret Odası tarafından kitaplaştırıldı.

3200-3500 yıl öncesi; Demir Çağı'ndan bu yana mobilya ve bezeme sanatında kullanılan motiflerin, formların hikâyeleri, “Antakya Mobilyası: Motiften Koleksiyona” kitabında yer aldı. 

Antakya Mobilyacılığını Geliştirme Projesi (ANMOGEP) kapsamında hazırlanan kitabın ilk bölümü; Antakya’nın tarihini ve özgün söyleşilerle mobilya tarihini anlatırken, ikinci bölüm kenti çevreleyen yerleşkelerden derlenen motiflerin anlamlarına, hikâyelerine yoğunlaşıyor; son bölüm ise Antakya mobilyasına ve öncü koleksiyonlarına ayrıldı.

Motifler yorumlandı
 
Markalaşma Uzmanı Burcu Arıkan’ın yönetiminde; Gazeteci - Yazar Tuba Çameli tarafından yayına hazırlanan kitap için Hatay yöresinde 317 motif-form tespit edildi, fotoğraflandı ve hikâyeleri derlendi. Araştırma süresince, Gazeteci-Yazar Lora Çapar ve Akademisyen Ayşegül Karakelle motifleri yorumlarken; Arkeolog Jozef Naseh ve Arkeolog Kenan Yurttagül ile yaşayan en eski mobilya ustalarından Ferit Bilen’in anlatımları derlendi.  Motiflerden esinlenerek klasik, neo-klasik takımlar ve modern aksesuarlardan oluşan yeni mobilya tasarımları geliştirildi. 

Hedef, mobilyanın merkezi olmak

Antakya mobilyasını hem iç hem de dış pazarda bölge lideri haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Antakya Sanayi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin; “Antakya Mobilyası: Motiften Koleksiyona” kitabından esinlenerek oluşturulan koleksiyonları ve sıradaki hedefleri şöyle özetledi: 

“Proje kapsamında 3 ayrı tasarımcı tarafından hazırlanan ve Antakyalı mobilya firmalarımızın üretimini gerçekleştirdiği 63 parçadan oluşan toplam 15 koleksiyonu önce İstanbul’daki İMOB fuarında sergiledik, patent başvurularını yaptık. Projede kazandığımız deneyimler ve kurulan iletişim ağları ile geleneksel yöntemlerle üretim yapan KOBİ’lerimizin rekabet gücünün tasarım odaklı üretim geliştirme, pazarlama ve üretim destekleriyle artırılabileceğini ve niş pazarlar yaratabileceğimizi düşünüyor, projenin son yılında bugüne kadar yaptıklarımızı görünür kılmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında kurduğumuz ve bu yıl kasım ayı içinde açılacak olan Antakya Mobilyası Ortak Üretim Merkezi ile de bu çalışmaların sürdürülebilirliğini amaçlıyoruz.”

Uluslararası tasarımcılar çizim yaptı

Endüstriyel tasarımcılar ile Antakyalı ahşap ve mobilya ustaları tarafından hazırlanan koleksiyonlar, geçmişten günümüze Antakya ve civarında yaşamış farklı medeniyetlerin ustalıklarını, kültürünü ve estetiğini bir araya getiriyor. Kitapta Sergio Perez Fortea ve Sezgin Akan gibi uluslararası tasarımcıların neo-klasik ve modern tarzlardaki mobilya-koleksiyon çizimleri bulunuyor. Antakya, Antik Çağ’da “Orientis Apicem Pulcrum” yani Doğu’nun Kraliçesi olarak anılırdı. Proje kapsamında öne çıkan koleksiyonlardan biri de Ahşap ve Oyma Ustası Ali Altun tarafından hazırlanan, kentin kültür belleğinde ölümsüzleşen Doğu’nun Kraliçesi için tasarlandı.
 
Tarihten günümüze kalan miras ve deneyim

Mobilyacılık, Antakya’nın Asya, Afrika ve Avrupa kıtaları arasındaki önemli göç yollarının -İpek ve Baharat yollarının- üzerinde bulunması; Hitit krallarından, Pers, Roma imparatorlarına, İslam Rönesansı’nı tetikleyen Antakya Akademisi'ne ve tüm kadim dinlere ev sahipliği yapması; en önemlisi de İstanbul’dan önce Roma ile eş zamanlı tarihin ilk metropollerinden olması nedeniyle binlerce yıllık bir geçmişe dayanıyor. Mezopotamya, Mısır, Levant’tan gelen tüccarların ve Akdeniz’deki gemilerin taşıdığı mobilyalardan günümüze kalan miras ve deneyim; bugünkü mobilyacıların estetik formlarını ve ürün çeşitliliğini belirliyor. Antakyalı mobilyacılar geçmişteki kültür ve uygarlıklardan günümüze, bugünden de geleceğe aktarılacak insanlığın ortak mirası binlerce yıllık motif ve formları, yenilikçi uygulamalar ve yüksek teknolojiyi kullanarak mobilyaya nakşetmeyi sürdürüyorlar. 

Kitabı inceleyenler, binlerce yıldır savaşlar, yangınlar ve istilalarla yıkılsa da hep yeniden daha nitelikli bir uygarlıkla tarih sahnesinde yerini alan kentin kültür-tarih bulutunun altında; ahşabın, mobilyanın incelmiş estetiğine tanık olacak,  Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kenti Türkiye sınırlarına katmak için verdiği mücadelenin değerini ve önemini bir kez daha anlayacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.