Öne Çıkanlar Mehmet Pekcan Işık Sebahattin Emir MUSTAFA VURSAVUŞ Barış Akgün Özüekren Pena Yayınları

Kuş sesleri yıkamalı evlerin duvarlarını
Çoğu zaman gerek meydanlarda gerek sosyal medyada avazımız çıktığı kadar bağırmıyor muyuz hayvanlar için? “Onların yaşam alanları”, “Onların hakları”, “Onlar”, “Onlar da var” diye. Peki, o zaman, özgürlüğe kanat çırpan, bize özgürlüğü anlatan kuşlar da hakları aranan, korumaya alınan canlılar kategorisine girmiyor mu? Onlar için de bir şeyler yapmaya ya da yapılmaya başlanmış bir şeyi devam ettirmeye gerek yok mu?

Uzun lafın kısası “kuşlar” diyoruz. Kuşların da yaşam alanları var, onların da yaşam alanları betonlaşan şehirlerle birlikte yok oluyor. En azından kuşları kurtaralım. Var oldukları sürece bize özgürlüğü unutturmayacak o minik kalpleri yaşatalım, koruyalım.
Kuşlar, öyle özgür canlılardır ki kanat çırpışlarında bile tutsaklığa başkaldırış yatar. Her ne kadar kanat çırpışlarıyla yüksekliğe ve uzaklığa meydan okusalar da, kuşlar da elbette ki dinlenecek, konaklayacak bir yere ihtiyaç duyarlar. Bu, bazen kendi çabalarıyla yarattıkları yuvalarında gerçekleşir bazen de insanoğlunun merhamet ve sevgisinin dışavurumuyla oluşturduğu kuş evlerinde…

İnsanoğlu demişken, zaman zaman canlıları bencilliklerine kurban etse de, insanoğlunun doğasında merhamet ve sevgi bulunuyor. Bazı zamanlarda insanlar özel şeyler yaparlar, canlıların doğasında iz bırakacak. Bunların en büyük örneği de kuş evler.
Kuş evlerinin tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Osmanlı mimarisinde sıkı bir yer edinen bu minik konutların izine, Osmanlı öncesindeki dönemde de rastlanıyor. Yapımına 19’uncu yüzyıla kadar devam edilen bu sevimli yapılar, uçsuz bucaksız göklerde özgürce salınan minik dostlarımızı fırtınadan, yağmurdan, çamurdan, yakıcı güneşten korumak için en güzel yol.

2 farklı şekilde inşa edilebilen bu minik evler, üzerine inşa edildiği yapının en görünür yerine konumlandırılır. En ince detayına kadar özenle işlenen bu yapı çoğunlukla bina cephelerinden, dışa taşkın yapılan hücre veya odacıklar şeklinde olur. Bunlar, bazen konsollar üzerine cumba şeklinde ileri doğru uzatılmış tek katlı köşk veya yalı görünümünde minik yapılara ya da çok katlı saraylara benzer. Kuş evleri bazen de bulundukları binaların cephe duvarları arasına niş şeklinde oyulmuş odacıklar halinde oluşturulur.

Tuğla, kiremit, taş ve harç kullanılarak yapılan kuş evlerinin yanı sıra tahtadan yapılan evler de bulunuyor. Ancak tahtadan yapılan bu kuş evleri, zamanın aşındırmasına ve çıkan yangınlara yenik düşerek günümüze kadar gelmeyi başaramadı. Kuş evleri, binaların güneş alan dış cephesinde ve özellikle şiddetli esen rüzgâra karşı korunaklı bir yerde konumlandırılmalı. Genellikle yapının kendisiyle birlikte inşa edilse de yapıya daha sonradan ilave edilen örnekleri de bulunuyor. Ayrıca kuş evlerini inşa ederken dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da yapıldığı yerdir. Diğer canlıların, özellikle de kedilerin, rahatlıkla ulaşamayacağı, hatta insanların bile ulaşmasının kolay olmayacağı yerlere inşa edilmeli kuş evleri. Böylece, orada konaklayan minik kalpler, bilhassa yavruları için endişe duymak zorunda kalmasın.


Kuş evler genellikle köşk, saray, cami ve mescit, medrese, han, kütüphane, türbe, köprü, çeşme, darphane gibi dini ve sivil mimari yapılarda yer alıyor. Dışarıdan bakıldığında her ne kadar inşası basit gibi görünse de her biri ince ince, mimarların sanat kabiliyetleri gösterilerek oluşturuluyor.
Tıpkı insanların yaşadığı evler gibi kuş evlerin de çeşitleri var. Gerçi, kuşların bu konuda insanlar kadar hassas olduğunu sanmıyoruz ama yine de özellikle, insanoğlunun ortaya çıkardığı yapılarda farklılıklar gözleniyor. Mesela kimi kuş evleri katlı bir bina şeklinde olurken kimileri tek katlı gecekondu evlerini andırıyor. Hatta balkonlu kuş evleri bile bulunuyor.

İstanbul, Doğubeyazıt, Tokat, Amasya, Kayseri, Ankara, Kastomonu, Niğde, Nevşehir, Antakya, İzmir, Bolu, Bursa, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’de bulunan kuş evleri, günümüze kadar sağlam olarak gelmeyi başarmış nadir örneklerdendir. Her ne kadar günümüze sadece bunlar gelmiş gibi görünse de bunlar sadece bizim bulabildiklerimiz. Belki de tarihin derinliklerinde bir yerlerde, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen tarihi eser kalıntılarının içinde, kuş evleri saklıdır. 

Kuş evleri bazen bir bina şeklinde bazen de tek katlı bir ev formunda olabilir. Hatta balkonlu olan kuş evleri bile var.

İşte günümüze kadar gelebilmeyi başarmış kuş evlerinin bulunduğu yapılardan sadece birkaç tanesi:


• İstanbul’da Taksim Maksemi 
• Üsküdar Ayazma Camii 
• Balat İstanbul’da sivil taş mimari örneği 
• Bayezid’de Hasan Paşa Medresesi 
• Divitçiler Camii 
• Fatih Camii 
• Eyüp 
• Fatih Kütüphanesi 
• Feyzullah Efendi Medresesi 
• Haydarpaşa İskelesi 
• Laleli Camii
• Selimiye Camii 
• Seyit Hasan Paşa Medresesi 
• Sıraserviler 
• Topkapı Sarayı Darphanesi 
• Yeni Valide Camii

Ayrıca, Lâleli’deki Sultan III. Mustafa ve III. Selim türbesi, Kayseri Şeyh İbrahim Tennurî Çeşmesi, Ragıp Paşa Sıbyan Mektebleri, Ayasofya’da Sultan Mahmud Han-ı Evvel Kütüphanesi, Büyükçekmece’de Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü yapılarındaki kuş evleri de kendine özgü mimarileri ile tarihin ustalarına hayran bırakıyor.


 HAZIRLAYAN: NAZİRE HİÇYAKMAZER


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.