Öne Çıkanlar diksiyon rsg Grohe Confetti Serkan Sevim

Odun yığınları arasında yaşamak ister misiniz?

Sürdürülebilirliğin son derece önem kazandığı bu süreçte kendini sık sık hatırlatan ağaç yapılar, bu defa da farklı bir versiyonu ile karşımıza çıkıyor. Odun yığınlarıyla oluşturulan bu evler, genellikle sedir ve çam gibi yumuşak odunlar kullanılarak inşa ediliyor. Yapım süreci uzun ve zorlu olsa da ekolojik yapıya sağladığı uyum ve görünüşüyle tüm emeğe değiyor.

Sürdürülebilir yapının tasarımına ve sürecine bağlı olarak duvar sistemi genellikle değişiklik gösteriyor. Duvarın yaklaşık yüzde 60’ı harç olurken kalan kısmı istiflenmiş odun olabiliyor. Duvar kalınlıkları ise genellikle 12 ila 24 inç kalınlığında olsa da daha soğuk bölgelerde bu kalınlık 24-36 inç’lere kadar çıkabiliyor.

İstiflenmiş odun evleri, görselliğin yanı sıra kaynaklarının ekonomikliği açısından da cazip oluyor. Çeşitli uzmanlar harç karışımı için farklı tarifler öneriyor olsa da yaygın olarak kullanılan harcın ana bileşenlerinde kil, kum ve saman kullanılıyor. Bu malzemeler benzer nem emme özelliğine sahip olduğu gibi kil ve ahşap kombinasyonu açısından da bina için en uygunu.

Evin temelini oluşturmak için gerekli çalışmaların ön aşamasında ilk olarak, evin şekli seçilir. Ev dairesel formda mı olacak yoksa köşeli bir yapıya mı sahip olacak önce bu unsur belirlenir. Daha sonraki süreçte evin yalıtımının özellikle de su yalıtımının doğru şekilde yapılması gerekiyor. Ev inşa edilirken yalıtım için kabul gören tüm bina kodları ona göre işlenmeli. Yalıtım için bodrum yüzeyinde sadece yüksek kaliteli beton karışımı kullanmak gerekir.

Evin çatısının da gerekli ölçüde korunaklı olması gerekir. Ayrıca hava geçirmesi de gereklidir ki bu duvarlarda nemi önlemek için önemlidir. Binlerce yıl geçmişe sahip olan bu istiflenmiş odun inşaatı tekniklerinin eski kalıntılarına hala rastlanabiliyor. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin bölgesinde Polonyalı göçmenler tarafından 19. yüzyılda inşa edilen bu tarz evler bulundu. Ayrıca Yunanlılara ve Sibiryalılara ait bin yıldan eski ağaç ve çamurdan inşa edilmiş yapılara da rastlandı.

Bu inşaat tekniğinde 30 farklı türden ağaç kullanılıyor. Malzeme olarak tercih edilen ağacın öncelikli özelliği çürümeye dirençli olması. Pasifik porsuk, kel servi (yeni büyüme), sedir ve ardıç, Douglas köknar, batı karaçam, doğu beyaz çam ve ladin çam bu ağaç türlerinden bazılarını oluşturuyor. İnşaata başlamadan önce ağacın türü ne olursa olsun tüm ahşap kabuğu soyulmuş ayrıca kullanılacak malzemenin 6 ay içinde tamamen kurutulmuş olması gerekiyor.

Odun yığını evin avantajları:

1. İnşaat maliyet açısından klasik tekniklerine göre oldukça düşüktür.

2. Odun yığını evler enerji verimliliği açısından da oldukça avantajlıdır. Bu açıdan da mali bir avantaj sağlar. Düşük sıcaklıklarda evin ısısını koruma, sıcak havalarda da odayı serin tutabilme özelliğine sahiptir. Bunun için yalıtımının doğru yapılmış olması gerekir.

3. Doğal malzemeleri ve doğayla uyumu sayesinde odun yığını ile yapılan evler, sürdürülebilirlik açısından da oldukça önemli bir yere sahip. 

4. Bu evler, mimari ve inşaat alanında uzmanlık istemediği için marangozluk becerilerine güvenen herkes tarafından inşa edilebilir.

Her yapıda olduğu gibi elbette bu evlerin de bazı dezavantajları bulunuyor. Eğer siz de hayalinizde böyle bir eve sahip olmayı geçiriyorsanız bu dezavantajları göz önünde bulundurmanız lazım. Avantajları kadar çok olmasa da dezavantajları şu şekildedir:

1. Her ne kadar alanında uzmanlık istemese de yüksek işgücü maliyetleri ve uzun süreler isteyen bir alan. Bileşenleri, düzensiz yapısı ve şekli dikkatli ayarlama gerektirir. Evin duvarlar inşaatı için yüksek çaba ve sabır gerektirir.

2. Böyle bir evi Türkiye’de inşa ettiğinizde satmakta zorlanabilirsiniz. Bunun nedeni de ülkemizde böyle bir evde yaşamak yaygın bir şey değil. 
 

HAZIRLAYAN: NAZİRE HİÇYAKMAZER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.