Öne Çıkanlar DKY İnşaat Ceyda Erem Mustafa Gökçen UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi EKODesign Konferansı

Pantheon: “Bütün tanrıların tapınağı”
Kimilerinin ilk on eser içine dahil ettiği kimilerinin de 1. sıraya koyduğu Pantheon’u yakından görmüş biri olarak bende de ciddi bir hayranlık uyandırdı kuşkusuz. Ancak şüpheci bir yaklaşımla gerçekliğini kontrole başladım. Okuduğum her kaynakta bu yapının muhteşemliğinden söz ediliyorsa bize düşen sadece takdir etmek ve çok sorgulamadan yapıyı incelemektir diye düşünüyorum.

Pantheon bir tapınak. Adından da anlaşılacağı gibi bütün tanrıların tapınağı. MS 118 ile 128 yılları arasında inşa edildiği biliniyor. Sadece muhteşem bir yapı değil, aynı zamanda hem Roma hem de Antik Çağ sonrası mimari üzerinde çok büyük etkisi olmuş bir yapı. Bir esin kaynağı. Pek çok insan bu yapıyı insanoğlunun tüm zamanlarda, tüm coğrafyalarda inşa ettiği en muhteşem yapı olarak niteliyor. 

Hadrianus amatör bir mimarmış ancak böylesine teknik donanım gerektiren bir yapıyı yapmış olmasına imkânsız gözüyle bakılıyor. Yine uzmanların söylemlerine göre bazı katkıları olmuş olabilir ve mutlaka isteklerinin yapıma katkısı vardır ama böylesine bir profesyonellik için ekip çalışması şarttır deniliyor.  

Hem karmaşık hem de basit bir yapıdır Pantheon. Dışardan bakıldığında içerinin mimarisini kestirmek biraz zor. İçeride karşılaşılan sürpriz Hadrianus mimarlığınınözü gibi. Hadrianus’un pek çok projesinde görev yapmış Damascus’lu Apollodorus da bu projede yer almış olabilir ama yine kesin bir bilgi edinemedim.

Biraz kafa karışıklığı var aslında. Çünkü henüz Hadrianus imparator olmadan Apollodorus ile aralarında geçen tatsız durum ve daha sonra Hadrianus’un Apollodorus’u idam ettirmesi gerçekten şüphe uyandıran durumlar. Apollodorus onun yaptıklarını beğenmiyor ve acımasızca eleştiriyor, Hadrianus da onunkileri. Bu durum ikisinin de iyi ve başarılı olduğu anlamına gelebilir.
Ancak birinin, yani Hadrianus’un amatör olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Pantheon kubbe mimarisi ile öne çıkan ve bu alanda lider olan bir yapı olması nedeniyle önceliği kubbeye vererek kısaca yapıdan söz edelim. Kubbenin çapı 43.20 metredir. Yüksekliği 46 metredir. Tepe noktasındaki 9 metre çapında bir açık pencere bulunur. Bu pencereden dolayı yapının dev bir güneş saati olduğuna da inanılıyor. Romalılar tanrıların gökyüzünde oturduklarına inandıkları
için mimarilerinde tavana bir daire açmayı önemli bir dizayn unsuru olarak birçok yapıda kullanmışlar. En eski beton kubbe olma özelliğine de sahip olan yapı yukarı doğru hafifleşen halka bloklar şeklinde inşa edilmiştir. Dış duvarların 6 metre genişliğinde olması kubbenin sağlam dayanaklarını oluşturması açısından önem taşıyor.

Hristiyanlığın yayılması ile birlikte önce kiliseye dönüştürülen Pantheon Rönesans döneminden beri de mezar anıtı olarak kullanılıyor. Ressam Raphael, İtalya’nın ilk Kralı II. Vittorio Emanuele ve oğlu 2. kral I. Umberto’nun mezarları burada yer alıyor. Yapının önünde Mısır’dan hatıra bir dikilitaş var. 

Roma’ya gidin. Sokaklarında dolaşırken onlardan biri mutlaka sizi Rotonda Meydanı’na çıkaracaktır. Bakın bakalım Pantheon mu yoksa Selimiye mi? Ya da Hadrianus mu yoksa Mimar Sinan mı imzasını daha kuvvetli atmış.

HAZIRLAYAN: AYSUN ÖNCÜL
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.