Öne Çıkanlar Atlas halı Cityscape Global Fuarı Köyünü Yaşat Gayrimenkul Yatırım Fuarı Apollodorus

Ramazanoğlu "Şatosu”

Evet, adını kurulduğu dönemin beyliğinden almış ve kurulduğu tarihten bu yana üzerine birçok olay ve hayatın kokusu sinmiş. Baştan aşağı tarih kokusu siniyor üzerinize kapısından adım atar atmaz. Odalarını gezerken de yaşanmışlıklar eşlik ediyor size. Hadi şimdi hep birlikte gezelim bu tarih kokan eseri...

Adana'da o dönemde taş bulunmamasına rağmen bina tamamen taşlarla yapıldı. Taşların Misis tarafından taşındığı düşünülüyor.

Adana'nın merkezinde Ulucami Külliyesi'nde yer alan Ramazanoğlu Konağı, Ramazanoğlu Beyliği Sarayı'nın  “selamlık bölümü” olarak inşaa edildi.  Şu anda Çukurova Üniversitesi Ramazanoğlu Konağı Kültür Merkezi adıyla halka açık kültür merkezi olarak hizmet veren konak, beylikler dönemi mimarlığının seçkin bir eseridir. Sarayın, Adana’nın Türkler tarafından fethinden sonra tahminen 1360 - 1400 yılları arasında inşa edildiği düşünülüyor. Sarayın selamlık bölümü olarak kullanılan konak, bir dönem haremlik olarak da kullanıldı. Bina, günümüzde Türkiye’nin, hatta dünyanın, halen ayakta olan en eski sivil mimarlık örneği binalarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Pîrî Paşa Vakfiyesi’ne göre saray, bahçe içinde yüksek ve büyük bir binaydı. Bugün ayakta kalan sarayın selamlık bölümünde meclis veya divan adı verilen bir kabul salonu-taht odası ile beylik hazinesi ve arşivleri yer alıyordu. Ayrıca, hem içeride yani divanhanede hem de dışarıda penceresi olan ve meclis toplantılarının izlenebildiği bir de kafesli oda bulunuyor. Bu odanın ilerleyen dönemlerde etnografik eserlerin yer aldığı bir sergi salonu olması planlanıyor.  Büyük şair ve Adana Valisi Ziya Paşa, valiliği sırasında (1878 - 1880) sarayın giriş katındaki salonu, kabul salonu olarak kullandı. Ramazanoğlu Hacı Hasan Efendi de Adana Valiliği döneminde giriş katındaki salonu aynı amaç için kullandı.

Konağın içinde yer aldığı külliyede Ulucami, Süleymaniye Medresesi'nden sonra gelen Ramazanoğlu Medresesi, tarihteki ilk darülaceze konumundaki imaret, hastane konumundaki şifahane bulunuyor. Her isteyene yemek verilen imaret bugün okul olarak kullanılıyor. Piri Paşa'nın Vakfiyesi'nde “İmarette gelip buraya ihtiyacım var diyenlere git denmesin” diyor. Böylece imaretin bir kısmı tarihte ilk darülacezeye dönüşüyor.

Sarayın, 1485 - 1491 yıllarındaki büyük Osmanlı-Memlüklü savaşında tahrip olduğu ve restorasyondan geçtiği belirtiliyor. Güney cephesinde, son Ramazanoğlu Beyi Halil Bey tarafından yaptırılan 1495 tarihi yazılı kitabe, ilk restorasyon tarihini gösteriyor. Adana’daki Fransız işgali yıllarında tahrip edilen eser onarılmış fakat maalesef bezemeleri yok olmuş. Bina, son olarak da 2008 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edildi.

Devlet başkanlarının sarayda ağırlanması geleneği nedeniyle Irakeyn Seferi dönüşünde, Adana’ya gelen Kanuni Sultan Süleyman, Matrakçı Nasuh ile birlikte 14 -16 Aralık 1535 tarihlerinde burada kalmış, Ramazanoğlu Piri Bey’in misafiri olmuştu. Kanuni Sultan Süleyman'ın kaldığı yer, bir başoda niteliğindeydi. Normalde bu tarz eski binaların ikinci katlarında hamam olmaz. Çünkü henüz motor pompaları, elektrikli sistem olmadığı için ikinci kata su çıkartmak sıkıntı yaratır. Fakat buranın ikinci katında bir hamam bulunuyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın kaldığı odanın hemen yanında, özel tek kişilik küçük bir Türk hamamı var. Hamamın, Kanuni Sultan Süleyman geleceği zaman onu daha iyi ağırlayabilmek için yaptırıldığı tahmin ediliyor. Sultan IV. Murat da Bağdat Seferi dönüşünde burada ağırlanmıştı. Aynı gelenek devam ettirilerek 21’inci yüzyıla taşındı. Son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Adana ziyaretinde konakta misafir edildi.


Konak, Adana'da çevrilen ve bir dönem ses getiren Hanımın Çiftliği dizisine ev sahipliği yaptı. Kanuni Sultan Süleyman'ın kaldığı düşünülen başoda, Fikret Kuşkan'ın canlandırdığı Avukat Orhan'ın ofisi olarak kullanıldı.

Konağın duvarlarında asılı duran elbiseler 1850'li yıllara yani Victoria dönemine aittir. Bu da Adana'nın kadınlarının o zamanda da modayı yakından takip ettiğini gösteriyor.

Bina, değerleri nedeniyle müze niteliği taşıyor. Konakta “Cumartesi Konferansları” başlığıyla konferanslar, Türk Sanat Müziği konserleri, sergiler düzenleniyor ve büyük ilgiyle izleniyor. Yolunuz bir cumartesi günü buraya düşerse öğleden önce saat 11’de, 600 yıllık binada Türk Sanat Müziği konseri dinleyebilirsiniz. Etkinlikler herkese açık ve ücretsiz olarak gerçekleşiyor. Konak aynı zamanda nişan, nikah ve kına törenlerini unutulmaz kılmak isteyen çiftler için de kapılarını açıyor.

Konağın duvarında Ramazanoğlu Beyliği'nin mührü bulunuyor.

Kanuni Sultan Süleyman'ın kaldığı düşünülen başodanın içinden aşağıya inen bir merdiven bulunuyor. Bu merdivenin bittiği noktada, yerin altına uzanan gizli geçitler yer alıyor. Günümüzde kapatılan gizli geçitlerin, sarayın diğer bölümlerine geçişte kullanılan tüneller olduğu tahmin ediliyor.

Ziya Paşa

Türk yazar, şair ve devlet adamı olan Ziya Paşa'nın asıl ismi "Abdülhamid Ziyaeddin"dir. Ziya Paşa 1878 yılında Adana'ya vali olarak atandı. Adana’da eğitim ve kültür alanında faaliyet gösterdi. Bursa valisi Ahmet Vefik Paşa’yı örnek alarak bir tiyatro binası inşa ettirdi, temsil vermek üzere İstanbul’dan bir tiyatro heyeti getirtti ve Fransızca'dan piyes tercüme etti. İmarla ilgili faaliyetlerde bulunarak, Gülek nahiyesinde bir rüştiye açtı. 2 yıla yakın valilik yaptığı Adana’da 17 Mayıs 1880’de sirozdan hayatını kaybetti. Büyük bir cenaze töreninin ardından Adana Ulu Camii yanına defnedildi. 1881 yılında Adana Valisi Abidin Paşa tarafından Ziya Paşa için türbe yaptırıldı. Ziya Paşa'nın mezarı halen Ramazanoğlu Konağı'nın karşısında, yine kendi adı verilen parkta yer alıyor.

>>> Haberin diğer fotoğrafları ve dergi formu için TIKLAYINIZ...

HAZIRLAYAN: NAZİRE HİÇYAKMAZER
FOTOĞRAFLAR: YAKUP KÜTÜK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.