Öne Çıkanlar Nurol Tower Murat tanır OFİS MOBİLYASI Fikri Işık Abdurrahman Güngör

Yeryüzünün en küçük mimarları
Bal arılarının peteklerde yaşamı

Doğanın en değerli armağanı balın çalışkan üreticileri arılar. Çalışkanlıkları sadece bal üretmekle kalmıyor. İnce ince dokudukları peteklerde, polenlerinden elde ettikleri balı depolayıp, yumurtalarını barındırırlar. Petekleri öyle ince işlerler ki en az malzemeyle en çok yeri kullanabilmek için altıgen şekli farklı arı grupları eşit boyutlarda yaparlar…

Kraliçe yaban arılarının inşa ettiği yuvalar

Yaban arıları çamur, kil ve kâğıttan harikalar yaratmalarıyla bilinir. Döllendikten sonra kış uykusunu geçiren dişi bir yaban arısı yuvanın temellerini atar. Böylelikle bu dişi koloninin kraliçesi olur. Kraliçe yaban arısı yuvayı tek başına inşa eder, yiyecekleri toplayıp depolar ve yumurtalarını yumurtlar. Yuvanın sağlamlığı ve hızlı tamamlanabilmesi için kullanılan malzeme çok önemlidir.

Dişi yaban arısı yuvayı inşa ederken malzemelerin yapışır hale gelmesi için salyasını kullanır. Hatta insanların tahta elyafına yapıştırıcı bir madde ilave ederek ortaya çıkardığı kâğıt yapma sanatı, yabanarılarının incelenmesinden öğrenilmiş.

Dokumacı kuşlar yuvalarını dokurlar

Afrika, Hindistan, Avustralya ve civarındaki adalarda yaşayan dokumacı kuşlar, adlarından da anlaşıldığı gibi kendilerine dokuma sanatını kullanarak yuva inşa ederler. Şişe, vazo ve küre şekillerinde olan bu yuvaların yapımında taze ve yeşil otlar kullanılır. Dokumacı kuşlar, yuvalarını kimi zaman dala asarken kimi zaman da ağaç çatallarının üzerine yerleştirirler. Dokumacı kuşlarda dokumayı erkek kuş yaparken, dişi yuvanın içini astarlar. Güney Afrika’da yaşayan türlerden biri de apartman gibi bölmelere ayrılmış, çok karmaşık yuvalar yapar. Yüksekliği 3 metreyi, genişliği 4.5 metreyi bulan yuvalarda 200 çift barınabilir.

Çapkın kuşlar yuva yapar

Dişi kuşları etkileyebilmek ve kendine eş bulabilmek için yuva yaparlar. Papua Yeni Gine’nin Adelbert alanında yaşayan Çardak (cennet) kuşlarında erkek bireyler yüksekliği 3 metreye kadar uzayabilen, çevreden topladıkları çalı, dal parçaları ile bir ev hazırlar. Dişi eş adayını etkilemek için bu evcikleri çevreden topladıkları renkli taşlar, mantarlar, yapraklar ve hatta insanların kullandıkları kendilerine renkli gelen objeleri dahi toplayıp yuvalarını süslerler. Dişi cennet kuşu yuvayı beğenirse erkek birey amacına ulaşmış ve bir eş sahibi olmuş olur.

Yuvayı dişi kırlangıç yapar

Kırlangıçlar, çamur ve kil kullanarak bina saçaklarına, çatı altlarına ve pencere oyuklarına çanak şeklinde yuva yapar. Yuvayı dişi kuş yapar sözü bu kuşlarda da ön plandadır. Dişi kırlangıçlar, getirdikleri çamurları erkeğin tükürüğüyle harç eder ve topladıkları saman ve otlarla birleştirerek 8 günde sağlam bir yuva inşa eder.  Gagalarının geniş ve yassı olma avantajını kullanan kırlangıçlar, çamurları sıvamak için gagalarını mala gibi kullanırlar. Yuvaları genellikle bir kırlangıcın girebileceği boyutta olur. Yuvanın içi tüy ve kıllarla döşenir. Bazı türler yuvalarını gruplar halinde mağara, kayalık ve ağaçlara da yapar.

Termitler mimari bir dehaya sahip

Minik mimarların içinde en ilginç mimari yapıları inşa eden canlılardan biri termitlerdir. Varlıklarını 200 milyon yıldan beri devam ettiren termitler, mimarlıklarını ustaca gösteren mükemmel yapılara imza atar. Termitlerin yuvaları genellikle mantar şeklinde olur. Yuvalarını inşa ederken toprak veya ağaçtan yararlanır.  Bu yuvalar, gözü görmeyen koloni üyeleri tarafından küçük parçacıkların üst üste yığılmasıyla çevre şartlarından en az etkilenecek ustalıkta inşa edilir.

Bir şatoyu anımsatan yapısıyla termit yuvaları, koridorlar ve yüzlerce odalarla bir bütün olarak yerin altına kadar uzanır. Yeraltında daireleri bulunan bir apartmanı andıran bu termit şatolarındaki tüneller ise nöbetçiler tarafından korunur ve giriş çıkışlar kontrol altında tutulur.

Yuvalarını yaparken en ince detayları ele alan bu canlılar zekâlarıyla da oldukça şaşırtıyor. Yağmura karşı şemsiye şeklinde inşa edilen yuvalar, bir ağaca yakın ise ağacın gövdesine karşı, yarı küre şeklinde saçaklar eklenerek inşa edilir. Böylece ağaçtan gelecek yağmur serpintilerine karşı yuva korunmuş olur. Termitlerin mimari dehaları bunla da kalmıyor. Yuvalarındaki havalandırma sistemleriyle de araştırmacılıklarını gözler önüne seriyor. Yuvaların içinde yer alan sıcak hava boruları ve izole kabinleri ile sıcaklık belirli seviyede tutuluyor böylece hayatlarını sürdürmede çok uygun bir ortam yaratmış oluyorlar.

Bu karıncaların zekâsı kendine hayran bırakıyor

Dokumacı karıncalar, ağaçların içinde yapraklardan oluşturdukları yuvalarda yaşar. Yuvaların yapım aşaması, oldukça da ilginç. Karıncalar öncelikle yuvalarını yapacakları yeri seçer. Daha sonra, bir karınca yaprağın ucunu kıvırmaya başlar; diğer işçiler de gelip, aynı yerden yaprağı çekiştirerek, kıvırmaya yardımcı olur.
Eğer yuva yapımında, fazla sayıda yaprak kullanılacaksa, yapraklar arasında, karıncalardan canlı zincirler oluşturulur. Böylece yapraklar birbirine bağlanır. Sonra, özel olarak yetiştirilmiş, diğerlerine göre daha küçük boyutlarda olan larvalar, buraya getirilip yaprağın birbirine tutturulması gereken yerlere sürtülür. Larvalar yaprakların bu bölümlerine ağızlarının altındaki bir bölümden, ipek salgılamaya başlar. Böylece dikiş makinesi gibi kullanılan larvalar sayesinde, yuva tamamlanır.

Kırmızı odun karıncası

Yuvalarını yapmak için orman tabanında bulunan toprak ve dalları bir noktaya yığan bu karıncalar, toprak yığını gibi görünen yuvaların arasında olası bir felakette başka bir yuvaya kaçabilsinler diye bağlantı tünelleri de oluşturulur. 

En doğal barajı kunduzlar yapıyor

Kunduzlar ekosistem içerisinde yaşayacakları evleri  akarsularda yapmaktadırlar. Önce suyun önünü kesip baraj yaparak durgun bir gölet oluştururlar. Bu barajı yapmak için de su kenarında yer alan ağaçları devirirler. Bir kunduz, ortalama 200 kadar ağacı 1 yılda devirebilirler.
HAZIRLAYAN: NAZİRE HİÇYAKMAZER
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.