Küçük, zayıf kollar, bir tokmak edasıyla bulunduğu yerden mekik çeker gibi doğrulur ve kâğıda bir darbe vurur.



“Geceleyin bir ses böler uykumu” diye başlayan Ahmet Kutsi Tecer’in bir şiiri geldi aklıma. Henüz ruhu daktilodan kurtulamamışken, yazılarını -şimdi de olduğu gibi- sabaha karşı yazardı sevgili eşim. Uykumu bölerdi bölmesine ama yine de garip bir huzur dolardı içime. Evdeki ses içindeki heyecanı ve sanki unutmadan yazayım telaşını yansıtan, zaman zaman melodik, zaman zaman da çekiç sesi gibi didaktik olurdu. Yazının artık bittiğini söyleyen kâğıdın daktilodan sıyrılıp çıkma sesi de başka bir anı. 



Artık anılarda kalan daktilonun tarihi 1700’lere dayanıyor. İlk patentini alan William Austin, adına tipograf demiş. Başka bir kaynağa göre de ilk patent Henry Mill’e verilmiş ama Henry Mill’in yaptığı daktilo hiç hayata geçmemiş. Pek çok defa denemesi yapılan daktilonun ilk pratik halini 1868 yılında Sholes üretmiş. Remington'un 1878'de yaptığı daktilo ise bir dikiş makinesinin üzerine yerleştirilmiş. Şaryo dikiş makinesinin pedalına benzeyen bir pedalla döndürülüyormuş. Makine ise silik ve büyük harf yazabiliyormuş. Bu mahsurlarının yanında büyük ve pahalı olması piyasaya sürülmesine engel olmuş. Remington, Royal Smith gibi Amerikan firmaları yanında İtalyan  Underwood-Olivetti, Alman  Olympia, Adler ve Triumph ve İsveç Facit firmaları da daktiloların yapımında görülen çeşitli kusurları yavaş yavaş düzelterek bugün kullanılan daktiloya benzeyen makineler yapmışlar. 



Bu çağda bile hala yazılarını daktilo ile yazan yazarların olduğunu biliyoruz. Bir de daktilolarıyla birlikte anılan yazarlar var. Aklıma ilk gelen Aziz Nesin mesela... Sonra Selim İleri var, yakın zamana kadar daktilo ile yazmakta ısrar eden ve artık tamir ustasını bulamadığı için mecburen bilgisayara geçen. Bana en çarpıcı gelenlerden biri de Ernst Hamingway olmuştu. Yazılarını ayakta yazıyormuş. Bu şekilde daha iyi konsantre oluyormuş çünkü. 



En eskisinden en yenisine sizler için bulmaya çalıştığım daktilo örnekleri artık antika. Eski kafalı biri olabilirim belki ama benim için çalışma masalarının görüntüsünü tamamlayan nesne hala daktilo. Bir de benden size bir tüyo, eskiden daktilo kullananları bugün “F” klavye arayanlar olarak görebiliyoruz.

>> Bu yazının fotoğrafları için TIKLAYINIZ.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.