Kuzey Afrika’nın batısında yer alan FAS (Moracco)’ın yabancı turistlerce beğenilen bir yer olduğunu duymuştum. Özellikle Kazablanka ve Marakeş şehirleri pek çok gezi yazılarına konu olmuş ilginç şehirlerdendir. Bu merak ve ön bilgilerle buraları görmek istemiştim. Gittim, izlenimlerimi sizlere aktarmak istedim. 

Yıllarca Fransız sömürgesi olarak varlığını sürdüren bu ülke, halen krallık rejimi ile bağımsız olarak varlığını sürdürüyor. Halkın büyük çoğunluğu Müslüman ancak şehirli, okumuş halkın Fransız kültüründen etkilendiği de gerçek. Zaten şehirli halkın çoğunluğu Arapçanın yanında ikinci dil olarak Fransızcayı da biliyor, konuşuyor. 

Kazablanka (Casablanca), bir liman şehri. İkinci Dünya Savaşı'nda önemli bir liman olarak işlev görmüş. Anlam itibarıyla beyaz şehir demekmiş.  Herhalde eskiden yapılan evlerin beyaz renkli süslemeler muhteşem. Minaresi silindir şeklinde değil, dört köşe. Dikkatimi çekti. Fas’ta tüm cami minareleri dört köşe...  Bizdeki mimari tarzı yok. 

2. Dünya Savaşı yıllarında bir casusluk olayının filmi olarak çekilen Casablanca filmini izleyenler belki hatırlar. Humphry Bogart - Ingrid Bergman ikilisinin karşılaştığı mekân Rick’s bar, orada piyano çalan Sam... Filmin şöhretinden olacak, aynı tarz masalar ve o günkü piyano muhafaza edilmiş. Şimdi müşterilerine eski günleri hatırlatır tarzda restoran-kafe olarak hizmet veriyor.  Orayı da görmeden gitmek olmazdı.

Marakeş, Fas’ın ikinci büyük şehri ve ticari faaliyetler açısından önemli bir yer. Burada şehrin daha büyük bir bölümünde eski ve orijinal mimarisiyle yaşam devam ettiğinden yabancı turistler için daha cazip görünüyor. Nostaljik yerlerde daha çok gezip görülecek noktalar var. Yine eski şehir olmasından gelen bir isim. Eski Kazablanka (Madina), şimdiki modern şehrin içinde halen yıkılmış olan surlarla çevrili bir bölge. Orada eski tür dükkânları, kalabalık çarşıyı, doğu motifli, el işlemeli hediyelik satan esnafı, Arap kültürü ile yaşamını sürdüren yerli halkı ve daracık sokakları görürsünüz. Yeni Kazablanka ise bunun dışına taşmış, sahil kenarı boyunca plajları, otel ve kafeleri, bahçeli lüks villalarda varlıklı insanların oturduğu yerler… Yeni şehrin merkezinde yüksek binalar, modern alışveriş mağazaları, kültür merkezi, otel ve lokantalar, gökdelenler görmek mümkün. Bir batı şehri gibi...  

Şehirde sahil doldurularak yapılmış büyük bir cami var. II.Hasan Camii.  Görülmeye değer bir yapıt. Oldukça yeni ancak gerek içi gerekse dışında olan 
süslemeler muhteşem. Minaresi silindir şeklinde değil, dört köşe. Dikkatimi çekti. Fas’ta tüm cami minareleri dört köşe...  Bizdeki mimari tarzı yok. 2. Dünya Savaşı yıllarında bir casusluk olayının filmi olarak çekilen Casablanca filmini izleyenler belki hatırlar. Humphry Bogart - Ingrid Bergman ikilisinin karşılaştığı mekân Rick’s bar, orada piyano çalan Sam... Filmin şöhretinden olacak, aynı tarz masalar ve o günkü piyano muhafaza edilmiş. Şimdi müşterilerine eski günleri hatırlatır tarzda restoran-kafe olarak hizmet veriyor.  Orayı da görmeden gitmek olmazdı. Marakeş, Fas’ın ikinci büyük şehri ve ticari faaliyetler açısından önemli bir yer. Burada şehrin daha büyük bir bölümünde eski ve orijinal mimarisiyle yaşam devam ettiğinden yabancı turistler için daha cazip görünüyor. Nostaljik yerlerde daha çok gezip görülecek noktalar var. Yine eski şehir bölümüne Madina diyorlar ve surlar içinde. Gelişen yeni şehir ise bunun dışında. Yerli halkın büyük bölümü eski şehir içinde yaşıyor. Evlerin yapımında kullanılan taşlar kırmızıya çalan bir renkte. Bu sebeple, ifade edildiğine göre, buranın ismi “kırmızı şehir” anlamında imiş. 

Kazablanka ile olan mesafesi 240 kilometre. Bu yüzden oraya uçakla gittik. Aradaki çölün güzelliğini görmek için kara yolu da öneriliyor. 

Marakeş şehrinde gezilecek daha çok yer var.  Şehrin ortasındaki meydan, çevresindeki dükkânlar, lokantalar, labirent gibi daracık sokaklar, koşuşan insanlar, tam bir Ortadoğu ülkelerinin havasında. Kutubai Camii her yerden görülen eski ve güzel bir eser. Ali Bin Yusuf Medresesi keza şehrin içinde. Sur dışındaki şehir modern ve ağaçlar var. Orada, Majorella bahçesini gezmemek olmaz. Afrika ve diğer tropik iklim bitkilerinin türlerini orada görmek mümkün. Zaten turistik bir mekân ve ücret karşılığında gezilebiliyor. Halkın dinlenmek için gideceği başka park ve bahçeler de var. Bir ticaret şehri olması nedeniyle, çarşıda bolca el işi yapımı süs ve ev eşyaları, şark havasını taşıyan motiflerle bezenmiş hediyelikler, kumaşlar, kilim vs. her şey var. Yemekleri de tabii et ağırlıklı, kendilerine özgü… 

Gördüğüm kadarı ile hem Kazablanka hem de Marakeş’te kraliyet sarayları var.  Bunlar da görülebilecek yerler arasında. Dikkatimi çeken bir diğer özellik misafirlere sundukları Fas çayı. Halk bolca bu çaydan içiyor. Çay bardakları bizdeki gibi değil, küçülmüş ince uzun rakı bardağı şeklinde. Üzerinde motifler var. Çayı doldururken, demlikle bardak arasında oldukça fazla mesafe bırakıyorlar. 

Haliyle de biraz köpürüyor. Tadında nane hakimiyeti var, şekerli içiyorlar. Anladığım kadarı ile yeşil çayı hafifçe demledikten sonra servis demliğine sıcak su ve yeşil nane yaprakları ilave ediyorlar ve öyle hazırlanıyor. Denedim, güzeldi. Bizde, halk arasında nane demli, limonlu çay içilir. Onlarda limon tadı yok. 

Kazablanka’da dikkatimi çeken bir şey de şehirdeki taksiler oldu. Onlara genelde küçük taksi diyorlar. Kırmızı renkteler ve bir ön, iki arka yolcu alıyor. Şehir dışına çıkmaları yasak… Örneğin hava alanına daha büyük taksilerle gidebiliyorsunuz.  Kırmızı küçük taksiler, güzergâhlarında aynı istikamete giden başka yolcu varsa onu da alabiliyor. Tabii ön veya arka koltukta boşluk varsa. Bir tür yarı taksi, yarı dolmuş gibi. Bana ilginç geldi. Bu durumu Marakeş’te gözlemlemedim.

Yaşam şartları ve genel görünümü ile bizler için pek de yabancı sayılmayacak bu ülke pek çok Avrupalı veya ayrı kültürden olan ülke vatandaşları için görmeye değer cazip bir yer. Ama yine de merak edenlere, güzel geçirebilecekleri bir gezi-tatil programı için önerilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.