Öne Çıkanlar EGE Yapı iç anadolu Antakya Mobilyacılar Odası Başkanı Mehmet Ali Yapar Alper Derinboğaz Altın Emlak

Mini Sohbet | Esin Parlak
Çalışırken müzik dinler misiniz?
Müziği çok severim ama çalışırken sadece Can Atilla ve Farid Farjad’ın CD’lerini dinlerim.

Çalışırken masanızın üzerinde kullanmasanız da mutlaka bulundurduğunuz eşyalar var mı?
Muhakkak vardır ama şöyle bir gözümde canlandırdığımda, ilk aklıma gelen sümen takımının kalemleri oldu.

Sosyal medya ile aranız nasıl?
Dürüst olayım, pek aram yok sadece kızımın benim için açtığı bir Instagram hesabım var.

Avm mi, yoksa cadde vitrinlerini mi dolaşmayı seversiniz?
İkisi de tercihim değil, çünkü mağaza ve vitrinleri dolaşmayı sevmiyorum. Ama bir seçim yapmam gerekirse AVM’leri tercih ederim. En azından oralarda birçok marka ve mağazayı görme şansım var.

Evinizin ya da iş yerinizin dışında yemek yemek istediğinizde nereleri tercih edersiniz?
Kalabalık olmayan ve müşteri memnuniyetine önem veren mekânları tercih ederim. Balık yiyeceksem, göl manzarası çok hoşuma gider. Bir de farklı mutfaklardan sunumları olan mekânları tercih ederim.

Evinizin dekorasyonunda hoşlandığınız tarz nedir?
Ben dekorasyonda minimalist tarz tutkunlarındanım. Benim için asıl olan sadeliktir. Evimde de bunu uyguladım. Ağırlıklı beyaz ve yumuşak tonlar, arada bir tablo ya da aksesuarlarla çarpıcı geçişler, düz çizgilerde mobilyalar ve rahat kullanım... Oymalı mobilyalar, varaklı çerçeveler, boncuklu perdeler, taşlı pullu aksesuarlar ya da eski saraylara benzer ihtişamla dekore edilmiş evler hiç tarzım değil.

Evinize en son aldığınız aksesuar nedir?
Bir müzayededen aldığım antika bir jardinyer.

Adana’nın sizin için önemi nedir? Adana dışında nerede yaşamak istersiniz?
Aslen Trakyalı biri olarak, bu şehri seviyorum. Çok güzel insanlar tanıdım. Eşimle bu şehirde tanıştım. Çocuklarımı bu şehirde büyüttüm. Yaklaşık 23 yıldır da bu şehirde çalışıyorum. Adana olmasaydı, çocukluğumun geçtiği Ankara’yı tercih ederdim.

Birçok dernekte görev yapıyorsunuz, ayrıca bir annesiniz, bir iş kadınısınız, yardım projelerinde gönüllüsünüz ve bir dergide röportaj yapıyorsunuz. Bu enerjiyi nereden buluyorsunuz?
Biraz hiperaktif bir yapım var galiba... Şaka bir yana, ben bu saydıklarınızı yapmadığım zaman tüm enerjimi yitiriyorum. Hepsinde tek bir ortak nokta var, hakkıyla yapabilirsem şayet, hepsini yapmayı seviyor ve keyif alıyorum.

En keyif alarak yürüttüğünüz proje neydi?
Seyhan Soroptimist Kulübü’nün projesi olan “mesleğim umudum’’ projesinin koordinatörlüğünü yürütmüştüm. Engelli genç kızların, kadınların meslek edinmesini ve sosyalleşmesini sağlamak amacıyla yola çıkılmış bir projeydi. Bu projede çok fazla zorlukla mücadele etmek zorunda kaldık. Ama proje sonunda, kursiyerlerimizin bizlere gösterdiği sevgi ve minnet öylesine yoğundu ki tüm sıkıntıları bize unutturdu.

Anne olmayı mı, iş kadını olmayı mı, yazar olmayı mı yardım projelerinde bulunmayı mı daha çok seviyorsunuz?
Anne olmayı hiçbir şeye değişmem, çocuklarım ve eşim benim her şeyim. Diğer yandan iş kadını olayım diye bir tutkum yoktu, şartlar ve aldığım eğitim bunu kendiliğinden getirdi. Yazma işi ise oldum olası hobim oldu. İleride fırsat bulduğumda da bir kitap yazacağımdan eminim… Ve… Annelikten sonra en çok sevdiğim şeyin, insan hayatına pozitif anlamda dokunacak projelerde yer almak olduğunu söyleyebilirim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.