Öne Çıkanlar Serhan Altop Adana Dekorasyon Günleri PAB Mimarlık Showrealty Franchise Tago Architects

Mini Sohbet | Süleyman Onatça
Süleyman Onatça denildiğinde sivil toplum aşığı, sanayici ve iş adamı akla geliyor. Bu vasıflardan farklı olarak, evdeki baba Süleyman Onatça nasıl biridir?

32 aylık TÜRKONFED maratonum yeni bitti. Evde olmaya alışmaya çalışıyorum açıkçası. Babalık yapamıyorum çünkü evde babalık yapacağım kimse kalmadı. Çocukların hepsi evli.  Ama elimden geldiğince evimde onları bir araya getirmeye, aile günü yapmaya çalışıyorum. Çocuklarım, gelinlerim ve torunlarımla zorunlu ihmalden kaynaklı eksiğimi gidermeye başladım.

TÜRKONFED, ADSİAD, OYDER, YODER, İŞGEM gibi vakıf ve derneklerin başkanlığını ve yönetim kurulu üyeliğini yürütürken, aynı zamanda kendi işinizle de ilgilenmek zorundaydınız. Bütün bu yoğun tempo içerisinde çocuklarınıza ayırdığınız zamanı anlatır mısınız?

İtiraf etmem gerekirse, çocuklar evdeyken onlara çok fazla zaman ayıramadım. İşlerim ve STK görevlerimle ilgilenirken, çocuklar çocukluktan çıktı. Bu görevlerim ile ilgilenirken, çocuklarım çocukluktan çıkmıştı. Kendilerine yeterince zaman ayıramadığımı biliyorum. Bu pencereden baktığımda kendimi suçlu da hissediyorum. Ancak tesellimin tatminkâr olduğunu düşünüyorum. Bu süreç içerisinde STK’larda, görev kentimde, bölgemde ve ülkemde demokrasinin, barışın, sanatın, zenginliğin gelişmesi için çaba sarf ettim. Torunlarım gibi bu ülkede yaşayan tüm çocuklar için yaşanabilir demokrasinin, barışın egemen olduğu, hukukun üstünlüğüne inanılan, gelişmiş bir  ülke olma yolunda emek verdiğimi düşündüğüm için teselli olabiliyorum.

Baba olacağınızı ilk öğrendiğinizde neler hissettiniz? Korkularınız ve kaygılarınız var mıydı?  

Bugün “çocuk” denilen yaşta, yani 21 yaşında baba oldum. Çok heyecanlandım ancak korkum, kaygım yoktu herhalde... Kaygım olsa o yaşta evlenmezdim diye düşünüyorum. im de çok anlayışlıydı. Çocuklarımızın olması, sorumluluğumuzu artırdı. Yaşama daha çok sarıldım. Hep birlikte büyüdük, hep birlikte olgunlaştık.  

Şimdi baba olsam şunları yapardım ya da yapmazdım dediğiniz şeyler var mı? 

Bugün bir değerlendirme yaptığımda çocuklarımla daha çok ilgilenmem gerektiğini düşünüyorum. Bu söylediklerim, hiç ilgilenmedim anlamına gelmesin. Her şartta yanlarında oldum. Ama daha fazlası daha güzel olurdu. Onlarla beraber yaşayamadığım çocukluk ve gençlik heyecanlarımı yaşardım.  

Deneyimlerinizden de yola çıkarak babalara ve baba adaylarına önerileriniz nelerdir? 

Çocukların kıymetini iyi bilmek lazım. Onlar bize Allah’ın bir lütfu. Onlarla arkadaş olmak, sevginizi iliklerine kadar hissettirmeniz, değerleri, yaşamı, doğayı, ülkeyi sevmeyi, en önemlisi de insan olmayı öğretmeniz lazım. Ruhen ve bedenen sağlıklı olmalarını, alabildikleri kadar sonsuz eğitim imkânları sunmayı sağlamanız lazım. Bunları yapmadığınız takdirde, dünyanın en büyük servetini bırakmanızın anlamı olmaz.  

Son olarak, Babalar Günü’nün sizin için anlamı nedir? 

Hatırlanmak güzeldir. Anneler Günü gibi Babalar Günü de anlamlıdır. Derler ki, “Kızlar babalarına daha düşkündür ve sizin anneleriyle yaşadığınız mutluluğu ya da mutsuzluğu örnek alırlar” ama sadece kızlar için değil, erkek evlatlar için de iyi bir idol olmak lazım. Babalar Günü’nde evlatlar tarafından hatırlanmanın ve onların tatlı tebessümünün, biz babaları daha güçlü yaptığına inanıyorum. 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.