Coldwell Banker markasını, ilk önce HOME&OFFICE CONCEPT’e gelen basın bültenlerinde görmüştüm. Daha sonraları, gazetelerin, internet sitelerinin ekonomi haberlerinde dikkatimi çeker oldu. “Nedir bu?” deyip, baktım biraz... Coldwell Banker, bir gayrimenkul danışmanlık şirketi... 1906 yılında San Francisco'da Colbert Coldwell ve Arthur Banker tarafından kurulmuş. Yani, asırlık bir şirket. Adana sorumlusu Levent Karaömerlioğlu ile tanıştım geçtiğimiz günlerde. Bizim ofise uğradı bir öğle öncesi, birlikte kahve içtik. “Ne zamandır sizle tanışmak istiyordum” dedi, “Tanışmak ve sohbet etmek için geldim.”

Levent Bey, Coldwell Banker markasından söz etti biraz; sonrasında yapı sektörünün bölgemizdeki ve Türkiye’deki durumu üzerine konuştuk uzun uzun. Konu gayrimenkul pazarlama ve satış mevzuuna geldi. Levent Bey, “Günümüzde, bir projeyi hem yapıp hem satma devri artık kapanmak üzere… Artık müteahhitler sadece projeleri yapıyor, satış işini bu konuda uzman gayrimenkul firmalarına bırakıyor. Mesela, Ali Ağaoğlu projelerinin Anadolu’daki satışlarını Coldwell Banker yapıyor” dedi. “Bu konuda bölgemizde durum nasıl? Müteahhitlerimiz projelerinin pazarlama ve satışını gayrimenkul firmalarına emanet etmeye başladı mı?” diye sordum Levent Bey’e… Başladığını ama olması gereken düzeyin hâlâ çok uzağında olduğunu söyledi. Sonra da bir anısını anlattı:

“Bir müteahhidimizle görüşmeye gittim. Yeni yaptığı bir projenin satışı için... Kendimi tanıttım, firmamızı tanıttım, verdiğimiz hizmetleri anlattım. Projenin satış ve pazarlaması için konuşmaya başladık. Müteahhit beni dinledikten sonra, ‘Anlamadım sizi. Binayı ben yapıyorum, bitiriyorum, satışa hazır hale getiriyorum. Şimdi satışını niye size vereceğim ki? Bir konteyner koyarım buraya, içine de bir kız katarım, kendim satarım. Binayı yaptıktan sonra satmakta ne var ki?’ dedi. Şaşırdım dersem yalan olur. Çünkü sadece bölgemizde değil, müteahhitlerin çok büyük bölümü bu şekilde düşünüyor”.

Levent Bey, yapı sektörünün büyümeye devam edeceğini, bu büyümenin de sektörü her alanda olduğu gibi, pazarlama ve satışta da daha profesyonel ve uluslararası standartlara taşıyacağına inanıyor ve “Bütün bunlar er ya da geç olacak; kaçınılmaz. Bu dönüşüm dünyada yaşandı, İstanbul’daki büyük projelerde çoktan başladı. Anadolu’da da olacak” diyor.

“İki saate ne sığar?”

Geçen yılın kasım ayında Adana HiltonSa’da, HOME&OFFICE CONCEPT olarak bizim de destek verdiğimiz Gayrimenkul ve Yatırım Fuarı düzenlenmişti. Fuara katılan firmalardan biri de Mersin’den çıkıp, bir dünya markası olma yolunda hızla ilerleyen, son zamanlarda sadece adet olarak değil, hız olarak da konut satışında rekor üzerine rekor kıran Nef’ti. Fuardan sonra Nef için yine bu sayfada şunları yazmıştım:

Nef bu fuarda, tüm projelerinin satış yetkisini verdiği Remax AS tarafından temsil edildi. Fuarın ilk günü tüm stantlar gibi Nef’in standı da ziyaretçilerle dolup taştı; ziyaretçiler stanttaki görevlilerden projeler hakkında bilgi aldı. İlgi gösterilen, merak edilen projelerden birisi de Nef 39 Seyrantepe projesiydi ve bu projede yer alan dairelerin satışı ertesi gün saat 9’da başlayacaktı.

Gayrimenkul ve Yatırım Fuarı, sabah 11’de açılıyordu. 5 Aralık Cumartesi günü, Nef 39 Seyrantepe projesi için Nef standını ziyarete gelenleri bir sürpriz bekliyordu. Saat 11’i biraz geçiyordu ki, Nef’in Adana’daki satış yetkilisi Burcu Polat Facebook’taki hesabında şu mesajı paylaştı:
“Nef 39 Seyrantepe projesi vardı ya... Artık yok. Saat 9.00’da satışa açılan 70 konut saat 11.00  olmadan tükendi. Geçmiş olsun.” 


Geçtiğimiz günlerde Nef’in bir ilanını gördüm, aklıma o yazdıklarım geldi; beni o günlere götürdü. İlanın sloganı ve metni şöyleydi:

“İki saate ne sığar?
Ailece izleyeceğiniz bir sinema filmi, bol gollü bir futbol maçı, harika bir akşamüstü yemeği ve daha onlarcası sığar. 

Biz iki saatte Nef Seyrantepe 39’un satışını tamamladık.”Görünen o ki, Nef rekorlar kırmaya, bizler de hayran olmaya devam edeceğiz.

2. Çukurova Yapı Zirvesi’ne doğru…


Birincisini geçen yıl yaptığımız, ikincisini bu yıl Mersin’de yapacağımız Çukurova Yapı Zirvesi’nin hazırlıklarına çoktan başladık. İvmeyi yavaş yavaş artırarak ilerliyoruz. Türkiye’nin neredeyse “dakka başı” değişen siyasi, ekonomik ve sosyal gündeminden kaynaklanan bir olumsuzluk olmaz ise, yapı sektörünü 2016 sonbaharında Mersin’de toplayacağız.

2014 yılının sonbaharıydı…  1. Çukurova Yapı Zirvesi’nin hazırlıklarına başladığımızda, ilk iş olarak yapı sektöründeki oda ve STK’ları ziyaret ettik, başkanları ile görüştük; görüş, öneri ve desteklerini aldık ve yola çıktık.

Mersin Yapı Müteahhitleri Derneği (MERYAP) ilk ziyaret ettiğimiz STK’lardandı. MERYAP Başkanı Nesim Ekinci ve yönetim kurulu üyesi Necat Akyıldız karşıladı bizi. Zirve fikrine çok sıcak baktılar ve "bölgemizin yapı sektörü için çok faydalı, hatta geç bile kalınmış bir proje" olduğunu söyleyip, “Mersin yapı müteahhitleri olarak yanınızdayız. Başarılı bir zirve olması için her türlü desteğe hazırız” dediler. MERYAP Başkanı Nesim Bey, “Yalnız, bir şartla!..” dedi ve devam etti: “Çukurova Yapı Zirvesi’nin ikincisini Mersin’de yapalım”. Biz de, hiç düşünmeden “Seve seve” dedik, “Adana ve Mersin birbirinin ayrılmaz parçaları. Bizim de hislerimize tercüman oldunuz. Çukurova Yapı Zirvesi’nin ikincisini Mersin’de yapıyoruz”.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz’a, Nesim Bey ile birlikte gittik, Çukurova Yapı Zirvesi hakkında bilgi verdik; Mersin’in kent vizyonunu yapı sektörü ve diğer izleyicilerle paylaşması için zirveye davet ettik. 

Burhanettin Bey ve Nesim Bey zirve günü salona en erken gelen konuklarımız oldu. Burhanettin Bey Mersin’deki programı nedeniyle zirvenin öğle sonrasındaki oturumlarına katılamadı ancak, MERYAP Başkanı Nesim Ekinci zirvenin son konuşmacısına kadar salonda bizlerleydi.

O günün akşamında, ilkini gerçekleştirdiğimiz zirvemizin adını “Çukurova Yapı Zirvesi” olarak belirleyerek ne kadar doğru bir şey yaptığımızı konuştuk aramızda.
Çukurova metropolünün iki büyük kenti Adana ve Mersin’in önünde, birlikte yürüyecekleri çok güzel, çok parlak, çok kazançlı bir gelecek var;  Çukurova SİFED, ADSİAD, MESİAD gibi güçlü, köklü STK’lar, üniversiteler ve hepsinden önemlisi, Adana - Mersin birlikteliğinin gücüne inanan yöneticiler var. 

Adana ve Mersin’in böylesine değerli bir altyapıyla, çözemeyeceği hiçbir sorunun, gerçekleştiremeyeceği hiçbir projenin olmadığına inanıyoruz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.