Öne Çıkanlar Selben İlk Hekim DKY İnşaat Fazilet Başaran Egepen Deceuninck

“Sanat farklı kültürlerin üst üste birikmesiyle ilerler”
Her biri farklı mecralarda üretim yapan 18 sanatçının eserlerinin yer aldığı “Bereketli Topraklar Üzerinde” sergisinin Küratörü Ezgi Bakçay ve Direktörü Firdevs Kayhan, HOME&OFFCE CONCEPT’in sorularını yanıtladı.

Çukurova Gayrimenkul Fuarı, küratörlüğünü Ezgi Bakçay’ın direktörlüğünü Firdevs Kayhan’ın yaptığı “Bereketli Topraklar Üzerinde” sergisine ev sahipliği yaptı. Sergide Ahmet Özparlak, Aydın Büyüktaş, Ayşecan Kurtay, Caner Şengünalp, Gül Ilgaz, Işık Özçelik, İlgen Arzık, Kadir Akyol, Malik Bulut, Meliha Sözeri, Nazan Azeri, Nezihe Bilen Ateş, Nur Gürel, Özgür Demirci, Selçuk Fergökçe, Serkan Yüksel, Uğur Çolak ve Zeycan Alkış’ın eserleri yer aldı. Art01 Adana Çağdaş Sanat Buluşmaları’nın ilk etkinliği olan “Bereketli Topraklar Üzerine” hakkında Küratör Ezgi Bakçay ve Direktör Firdevs Kayhan bilgi verdi.

Art01 nasıl bir oluşum, çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Ezgi Bakçay: Adana’nın çeşitli meslek alanlarından sanatla ilgili ve bilgili insanlarının daveti ile buraya geldik. Bu insanlar bize daha önceki deneyimlerimizi onlarla paylaşmamızı ve bir arada bir şeyler yapmamızı teklif ettiler. Art01 Çağdaş Sanat Buluşmaları fikri bu şekilde ortaya çıktı. Bizim amacımız çağdaş sanat alanının birikimini, sanatçıları ve yapıtları Adana’ya getirip buradaki sanatseverlerle buluşturmak. Buradaki kültürel ortama katkıda bulunmak, özellikle buradaki gençlerle, sanat öğrencileriyle buluşarak etkinliği sürekli hale getirmek.

Bu seneki fırsatımız Hilton’un içerisindeki bu salon. Burayı da yeniden biçimlendirdik. Mekânı kente açmak için duvarları kaldırdık, perdeleri, kapıları açtık. Bizim bundan sonraki hedefimiz bu etkinliğin kentin gündelik hayatına,  Adana’da yaşayan her kesimden insana ve kamusal alana ulaştırabilmek. Bu bir başlangıç olduğu için şu an kapalı bir yerdeyiz. Gelecekte tarihi merkeze, çarşılara, sokaklara, gündelik hayata, okullara dokunabilecek açık hava etkinlikleriyle desteklenmiş bir sanat etkinliği yapmak istiyoruz. Art01, bir serginin, yılda bir kez yapılan bir etkinliğin adı değil, kolektif bir çalışmanın adı. Yani Art01 yıl içerisinde yapılacak farklı kültürel etkinliklerin ortak adı olarak düşünüldü.

“Gelecek yıllarda kentin dokusunu ve gündelik hayatını etkileyecek ekinlikler olabilir.”


Serginin tanıtım metninde “Sanat İstanbul’un tekelinden çıkmalı” diyorsunuz. Peki bu etkinliklere neden Adana ile başladınız? Bunun özel bir anlamı var mı?

Ezgi Bakçay:
Evet, bu sergi bir başlangıç. Ama hiçbir başlangıç sıfırdan değildir, hep köklerden beslenir. Dolayısıyla burası sıfır noktası değil ama yeni karşılaşmalar için bir başlangıç. Şunu da düşünüyorum sanat İstanbul’un tekelinde değil, böyle olmamalı zaten. Sanat kültürel üretimin bütün çeşitliğinin içinden ilerleyebilir ancak. Eğer İstanbul kendi içinde kapalı kalmaya devam ederse kendi kendine solup sönecektir. Tüm Türkiye’de böyle bir ihtiyaç var. Yeni hareketlenmeler var.  Başka kentlerde de böyle büyük sanat etkinlikleri yapılıyor. Benim burada gördüğüm çok fazla insanın bu etkinliğe destek olduğu, heyecanla sergiyi görmeye geldiği, “Ne yapabiliriz, nasıl çeşitlendirebiliriz?” sorusunun çok fazla meslek grubundan insanla tartışıldığı bir ortam var. Tam da bu yüzden gelecek yıllarda kentin dokusunu ve gündelik hayatını etkileyecek boyutlarda sanat etkinliklerinin olabileceğinin müjdesini verebiliriz.

“Bereketli Topraklar Üzerine” sergisinin amacı nedir?

Ezgi Bakçay: Serginin tanıtım metni biraz manifesto gibi oldu. Niyeti çok belli, ihtiyaca karşılık gelen ve hızlı bir şekilde gelişen bir çalışma bu sergi. Sanırım burası çok uzun zamandır böyle bir etkinlik için hazırmış. Böyle kültürel bir birikim var. Zaten geçmişten gelen de bir belleği Adana’nın var. Adana çok önemli edebiyatçıların, ressamların, sinemacıların yetiştiği bir kent. Dolayısıyla bu kentin birikimini bugünün sanatsal üretim biçimleriyle birleştirmek zaten kaçınılmaz bir görev. Bu da bizim için büyük bir şans oldu. Dolayısıyla ortaya çıkan metin ve sergi bir çeşit manifesto gibi oldu.

Sergide yer alan eserler nasıl seçildi? Temayı nasıl belirlediniz?

Firdevs Kayhan: Çok kısa bir hazırlık sürecimiz oldu. Bizim daha önceki çalışmalarımızdan edindiğimiz pratiklerimiz ve deneyimlerimiz sayesinde sanatçıları biraz hızlı bir araya getirebildik. Zaten çoğu daha önce de birlikte çalıştığımız isimler. Hepsi Adana’da böyle bir etkinlik gerçekleştireceğimizi duyunca eserlerini ve fikirlerini heyecanla paylaştı.

Ezgi Bakçay: Temayı belirlerken de kültürün bir birikim ve karşılaşma olduğu düşüncesinden yola çıkarak “Çağdaş sanat nedir? Bunu, Adanalılara anlatalım, öğretelim” diye gelmedik. Biz burada zincirin bir halkası, suyun akışının devamı olarak geldik. Bu bağları kurmak birbirimize, bugün içinde bulunduğumuz kültürel üretimin köklerinin neler olduğunu hatırlatmak için buraya geldik. “Bereketli Topraklar Üzerinde” düşüncesi de buradan doğdu. Zaten Orhan Kemal vardı. Bugünkü çağdaş sanat üretimine baktığımız zaman içinde, edebiyat, sinema, resim, fotoğraf var, hepsi iç içe. Hiçbir sınır yok hiçbir kısıtlama yok. Kısıtlayıcılığı olmadan düşüncenin ifade edilmesinin sonsuz zenginlikte imkanı çağdaş sanat. Dolayısıyla bir şey bitti, yeni bir şey başladı değil. Bütün bu şeyler karşılaşarak yenilikleri getiriyor diye düşünülerek bereketli topraklara dönüş dedik.

Fuar kapsamında böyle bir sergi açma fikri nasıl ortaya çıktı?

Ezgi Bakçay: Aslına bakarsanız bizim Çukurova Gayrimenkul Fuarı ile bir ilgimiz yok. Biz Elka Fuarcılık’ın desteği ile buradayız. Bizim fuarla tek ilişkimiz komşuluk ilişkisi. Biz sanatın ekonomik alandan özerkliği konusunda hassas da olan bir grubuz. Buradaki ekonominin desteği sanatçıların var olması ve bu tip etkinliklerin yapılması için önemlidir. Ama ekonomik bağlam asla sanat işinin fikirsel alt yapısını etkileyemez. Dolayısıyla buradaki fuarın düşünsel olarak buraya hiçbir etkisi yok.

Sergide Adanalı sanatçıların eserleri var mı?


Ezgi Bakçay: Sergide Adanalı sanatçılar Selçuk Fergökçe ve Nezihe Bilen Ateş’in çalışmaları yer alıyor. Burada Adanalı sanatçıların eserlerinin olması değerli ama Adana’nın ürettiği kültürle büyümüş olan Yılmaz Güney’den etkilenmemiş genç bir sanatçının Türkiye’de olması mümkün değil. Tüm sanatçılar Adanalı olmasa da bu topraklardan büyümüş kültürden etkilenmiştir. Sanat farklı kültürlerin üst üstü birikmesiyle ilerler. Bütün şehirler birbirini sanatçılarıyla beslemeye birbirlerine sanatçıları ve sanatları üzerinden dokunmaya devam edecek.

Sergi ile ilgili özellikle belirtmek isteğiniz bir nokta var mı?


Ezgi Bakçay: Bizim buraya gelmemize Elka Fuarcılık Genel Müdürü Bülent Yamaç çok fazla destek verdi. Burada olmamız sağladıkları için onlara çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca Feyyaz Yaman da çok fazla destek verdi
HAZIRLAYAN: HACER ARIK GÖNÜL
FOTOĞRAFLAR: YAKUP KÜTÜK VE HACER ARIK GÖNÜL
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.