Sekiz sayısı bolluk ve bereketle ilişkilidir. Dergimiz 8’inci yaşını kutlarken aklıma bu sayının bereketli oluşu geldi ve size bolluk bereket yönü ile ilgili yazmaya karar verdim. HOME&OFFICE CONCEPT ailesine, okurlarına bolluk ve bereketle geçecek nice yıllar diliyorum…

Feng Shui’de güneydoğu yönü sadece parayı, zenginliği simgelemez. Onun yanında kazancımızın bereketini, paylaşımları, yardımlaşmayı, maddi hayatımızı kısacası hayatımızda bizi mutlu edecek pek çok zenginliği sembolize eder. Hem maddi hem manevi bollukla ilişkilendirilir.

Flying star dediğimiz uçan yıldız sistemine göre her evin bolluk ve bereket alanı evin pusula yönüne göre ve evin doğum tarihine göre değişen bir alanda bulunur ve bu değişmez. Bolluk yıldızı (8 ve 9) mekânın hangi yönünde ise (kişiye özel hesaplanır) o alan zenginlik ve maddiyat ile ilgili olacakları sembolize eder. Bu alanın salon, oturma odası, bahçe gibi aydınlık, çok kullanılan açık ve ferah bir alana denk gelmesi, orada oturan aileye maddi yönden destek sağlar. Banyo, tuvalet, depo, kiler gibi az kullanılan alanlara denk gelmesi ise kazancın az olacağı veya gelen paranın sürekli gideceği anlamına gelir.

Sekiz sayısı sekizinci dönem dediğimiz (2014- 2024) yılları arasında en şanslı sayıdır. Sekiz sayısını ifade eden her sembol (8 tane çiçek, sonu sekiz ile biten tel numaraları, kapı numarası, sonsuzluk sembolü, sekiz sayısının resmi, 8 sembolü kolye vb.) şanslı ve değerli olarak kabul edilir. Bu semboller evin güneydoğu bölgesine ve 2017 yılında doğu yönüne asılabilir.

Bunun yanında her yıl değişen zenginlik ve bolluk alanı vardır. Mesela 2017 yılının en şanslı alanı doğu yönüdür. Eğer evinizde doğu alanı açıklık, pencerelerin bol olduğu salon, oturma odası veya  giriş kapısı bir yere denk geliyorsa bu yıl şanslısınız. Bu şansı daha da arttırmak için doğu alanında su elementine yer verebilirsiniz. Hareketli su objeleri, akvaryumlar kullanabilir, canlı bitkilerinizi bu yönde yoğunlaştırabilirsiniz. Daha çok yeşil ve mavi tonlarında bir dekorasyon seçebilirsiniz. Doğuda bir bahçeniz varsa burada su fıskiyeleri kullanabilirsiniz.

Bunun yanında bolluk ve bereket bir zihin durumudur. Yaşamınıza daha çok bolluk enerjisi çekmek için zihinsel durumunuzu bereket içinde yaşayan insanların zihinsel durumlarına uygun hale getirmeniz gerekir. Endişe, kaygı ve korkuları bir kenara bırakarak hareket etmek ve istekleri bu frekansta yapmak önemlidir.

Ve bunları yaparken zihninizi bolluk ayarına getirmelisiniz. Nasıl mı yapacaksınız? Biraz ipucu vermek istiyorum.

Yaşamınızda yenilere yer açın. Eğer eviniz veya iş yeriniz kullanılmayan bir sürü eşya ile dolu ise paranızın olmasını beklemeyin. Önce ihtiyacınız dışındakileri başkalarıyla paylaşın. Yeni elbiseler istiyorsanız eskileri ihtiyaç sahiplerine dağıtın. Yenilere yer açın. Siz eskiyi bıraktıkça yeniler size ulaşmak için sıraya girecektir.

Sadece vermeyi değil, almayı öğrenin. Bazı insanlar yardım etmekten büyük keyif alırlar. O kadar ki, elinde avucunda ne varsa dağıtırlar. Almaya gelince utanır, sıkılırlar. Evrenin dengesini bozduklarının farkında olmadan iyilik yaptıklarını düşünürler. Oysaki bu evrende karşılıksız olarak veren tek bir güç vardır. O da Allah’tır. Almak da vermek kadar doğaldır.

Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun. Para kim, ben kim? Ben hep kaybederim zaten, millet alır
5 misli olur, ben alırım zarar ederim gibi parayı sizden uzaklaştıracak sözler sarf etmeyin. Bilinçaltı muhteşem kodlama yapar. Ve sonra uygular.

Her şey enerjidir. Evrende her şey enerjidir. Sadece titreşimleri farklıdır. Aynı titreşimde olursanız birbirinizi duyabilirsiniz. Kolayca ulaşabildiğiniz şeyleri duşunun. Yemek, su, çorap gibi… Bunlara ulaşmakta zorluk çekmiyorsunuz çünkü buna inancınız tam. O kadar eminsiniz ki size geleceklerinden, aynı frekanstasınız. Endişeniz yok.

Ama sahip olamadıklarınızı düşünürken içinizde endişe, korku duygularıyla hareket ediyorsunuz.
İstediğiniz şeye gönülden inanın.

Sadece isteyin. Genelde bir şey isterken sınırlar çizeriz. Mesela evimi satıp daha büyük bir ev almak istiyorum deriz. Enerji (chi) bize daha fazlasını sunmaya hazırdır ama biz onun önünü tıkarız. Evimizi satmadan da daha büyük bir ev alabiliriz. Neden odağımızı sınırlıyoruz, sadece istemiyoruz?

İmgeleme yapın. İmgeleme yapmak, hayal etmek demek değildir. İsteklerinizi zihninizde görselleştirin. Olduğuna inanın, öyle derinden hissedin ki, gözlerinizi açtığınızda bulunduğunuz ortamda ne işiniz olduğunu kendinize sorun. İmgelemeden asla vazgeçmeyin. Bir iki kez denedikten sonra, istedim ama olmadı demeyin. O zaman gerçek inancınızın olmadığı evrene iletilir.

Biliyorum, bunlar farklı şekilde eğitilmiş beyinlerimizin kolayca kabulleneceği şeyler değil. Ama öğrenilebilir, bir kişi yapabiliyorsa herkes yapabilir. Vazgeçmeyin yeter.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.