SON HABERLER
e-Posta
Hanımın Çiftliği ve 50'lerin Adana'sı

Reyting rekortmeni Hanımın Çiftliği dizisi ile 50’li yılların Adana’sı yeniden doğdu. 

Hanımın Çiftliği dizisinin çekimlerinde kullanılmak üzere inşa edilen Muzzafer Bey’in konağı, izleyicileri geçmişe götürüyor. 33 gün, gece - gündüz hiç ara verilmeden çalışılarak tamamlanan konak, her ayrıntısıyla 50’li yılları yansıtıyor.

Edebiyatımızın önemli isimlerinden Orhan Kemal’in “Hanımın Çiftliği” adlı romanından ekranlara uyarlanan “Hanımın Çiftliği” dizisi, konusu kadar kamera arkasıyla da ilgi çekiyor. Mehmet Aslantuğ ve Özgü Namal’ın başrollerini paylaştığı dizinin çekimlerinin yapıldığı 4 ana mekandan biri olan Muzaffer Bey’in konağı, 50’li yılları yansıtabilmek için her türlü detaya dikkat edilerek tasarlanmış. Adana’nın Karataş ilçesinde, Karaahmet Köyü’nde yer alan konak, 7 gün 24 saat aralıksız süren bir çalışma temposunun eseri.  Konağın yapımı 33 gün gibi kısa bir sürede tamamlanırken, yapım için günde ortalama 100 kişi çalışmış. Yapımını Gold Filmcilik’in, yapımcılığını Faruk Turgut’un üstlendiği dizinin kamera arkasındayız.

Konağın, çekimlere hazır hale getirildiği süreci ve öncesini dizinin Proje Sorumlusu Muhittin Elibol’dan dinliyoruz.

Dizinin çekimleri Adana’nın Karataş ilçesinde gerçekleştiriliyor. Çekimler için neden Adana tercih edildi?

Farklı bir şehirde dizi çekmek yapımcı firma için çok ciddi bir maliyettir. Fakat Orhan Kemal’in Adanalı oluşu, hikayenin Adana’da geçiyor olması ve gerçeğe uygun olması gibi kriterler göz önünde bulundurularak dizinin Adana’da çekilmesine karar verildi. Yapımcı firma Gold Filmcilik bu konuda büyük bir fedakarlıkta bulundu. 

Konağın yerini belirlemek ne kadar zaman aldı? Yer belirlemesinde hangi kriterler ön plandaydı?

Konağın yeri belirlenene kadar yaklaşık 10 bin kilometre yol kat ettik ve 57 çiftlik evine ulaştık. Fakat bulduğumuz evlerin hiçbirisi istediğimiz özelliklere sahip çıkmadı. Çünkü biz 1950 yılına ait bir evi yansıtabilecek bir yapı arıyorduk.
Bulduğumuz evler ise zaman içerisinde yapılan düzenlemelerden dolayı mimari anlamda o yılları yansıtmıyordu. Sonunda şu anda çekimlerde kullanılan konağın bulunduğu yere ulaştık. Konum olarak oldukça uygun bir yerdi. Çiftlikte bulunan ev 2 katlı ve küçük olduğu için yıkıp yerine yeni bir konak yapmak zorunda kaldık. Konak, dizinin sponsoru CON-IMEX tarafından yapıldı. İç ve dış dekorasyonunu Dünya Dekor firması tamamladı. Mobilyalar ise Bürosan tarafından temin edildi.

Konağın fiziki yapısından bahseder misiniz?

Konak iki katlı ve 12 odadan oluşuyor. Toplam 10 bin metrekarelik bir alan içerisinde 850 metrekarelik bir yapı bu. Her bir katı 3,5 metre yükseklikte.

Yapım süresince zorluklar yaşandı mı? Ne kadar sürdü? Kaç kişilik bir ekip görev aldı?

En büyük sorunumuz zamandı. Yeri belirlediğimiz gün, konağı tamamlamak için sadece 33 günümüz vardı. Müteahhitler bu zaman diliminde inşaatın tamamlanmasının mümkün olmadığını söylediler. Fakat başka seçenek yoktu. Ortalama 100 kişilik bir ekip, 33 gün boyunca, gece - gündüz hiç durmadan çalıştı. Birçok işe aynı zamanda başlandı. Çatı yapılırken diğer taraftan duvarlar yapıldı. Tüm bunlarla eş zamanlı olarak iç düzenlemelere başlandı. Müthiş kolektif ve son derece özverili bir işbirliği vardı. Dört dörtlük bir ekip çalışması sonucunda istenilen süreçte, yani tam 33 günde konağı çekimlere hazır hale getirdik.

“Giyim, kuşam, aksesuar ve bina tasarımı konusunda dönemin çizgilerini çok iyi yansıtabilmek için uzun soluklu, çok iyi bir araştırma yapıldı. Yüzlerce fotoğraf, görüntü ve belge tarandı”

Bu süreçte nelere dikkat edildi? Ne tür malzemeler kullanıldı?

Dönem dizilerini izleyici dikkatle izler. Çünkü her sahnede günümüzde olmayan farklı detaylar vardır. Bunlar daha çok dikkat çeker. O yüzden ekrandaki her şeyin o dönemi yansıtmasına özen gösterildi. Giyim, kuşam, aksesuar ve bina tasarımı konusunda dönemin çizgilerini çok iyi yansıtabilmek için öncelikle çok iyi bir araştırma yapıldı. Yüksel Hançerli’nin arşivinden yüzlerce fotoğraf, belge ve görüntü tarandı. Ayrıca konağın çatı kiremitleri o döneme uygun olması için Eskişehir’den getirtildi. Klasik arabalar konusunda ciddi uğraşlar verildi. O döneme ait orijinal ve yürüyebilir durumda araç bulmak zor oldu. Geniş kapsamlı araştırmalar yapıldı. Türkiye’nin dört bir yanından 15 tane klasik araç bulundu. 3 adet fayton, 10 adet at arabası alındı.

Televizyon izleyicisi Hanımın Çiftliği’ni beğendi mi?

Hanımın Çiftliği, yayınlanmaya başladığı ilk bölümünden itibaren reytingleri altüst ederek müthiş bir izleyici kitlesi oluşturdu. Bu dizi ile 50’li yılları, ekonomik, sosyal ve politik yanlarıyla adeta yeniden yaşıyoruz. Dizinin Adana’nın tanıtımına katkısı ise olağanüstü boyutta oldu. Türkiye’nin dört bir yanından bizlere ulaşan mesajlar, insanlarda müthiş bir Adana hayranlığı oluştuğunu gösteriyor. Hanımın Çiftliği’nin bu başarıyı yakalamasında değerli sponsorlarımızın da çok büyük payı var. Sponsorlarımıza ve bizlere destek olan herkese HOME&OFFICE CONCEPT aracılığı ile teşekkür ediyorum.

* Bu söyleşinin fotoğraflarını Aralık ayında izlenime açılacak olan Kasım sayısının Online Dergi'sinde görebilirsiniz.

Hazırlayan: Sezer Katkay
Fotoğraflar: Ali Güleryüz

 

Share/Save/Bookmark